Kudüs'e büyükelçiliklerin taşınması, uluslararası toplumda geniş yankı uyandırdı. Kolombiya'nın bu hamlesi, Suudi Arabistan, Ürdün ve Kuveyt gibi ülkeler tarafından derhal kınandı. Bu kınamalar, uluslararası hukukun ve özellikle de Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) ilgili kararlarının açık bir ihlali olarak değerlendirildi. Özellikle işgal altındaki Kudüs'ün hukuki ve tarihi statüsüne yönelik endişeler, bu tepkilerin temelini oluşturuyor.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Kolombiya'nın bu adımını, işgal altındaki Kudüs'ün statüsüne doğrudan zarar veren ve adil bir barış sürecini zedeleyen bir eylem olarak tanımladı. Açıklamada, uluslararası toplumun yerleşik tutumuna aykırı bir şekilde, Kudüs'ün statüsünün değiştirilmesinin, Filistin halkının haklarını ihlal ettiği ve bölgede istikrarsızlığa yol açabileceği vurgulandı. Ürdün ve Kuveyt de benzer şekilde, büyükelçiliğin Kudüs'e taşınmasının uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve Filistin meselesini daha da karmaşık hale getireceğini belirtti.

Ürdün Dışişleri Bakanlığı, Kolombiya'nın bu eylemini, Kudüs'ün statüsünü değiştirmeyi amaçlayan her türlü girişimin uluslararası hukuka aykırı olduğunu ve adil bir barışın sağlanmasını engelleyeceğini vurguladı. Filistin Devleti'nin, başkenti Doğu Kudüs olan ve 4 Haziran 1967 sınırları üzerinde egemen bir devlet olarak kurulması gerektiği fikri, uluslararası toplumun genelinde kabul gören bir temel ilke olarak kabul edilmektedir. Kuveyt ise, bu adımı kesin bir dille reddetti ve Filistin halkının meşru haklarına olan desteğini yineledi.

Bu gelişmeler, Kudüs'ün statüsü ve Filistin meselesi gibi hassas konularda uluslararası bir hassasiyetin arttığını gösteriyor. ABD, Guatemala, Honduras, Kosova, Paraguay, Papua Yeni Gine ve Fiji gibi ülkelerin İsrail'deki büyükelçiliklerinin Kudüs'te bulunması, bu konudaki karmaşıklığı ve farklı bakış açılarını da ortaya koymaktadır. Ayrıca, İsrail tarafından tanınan Somaliland'ın da Kudüs'te