TBMM Genel Kurulu, 'Türk Kızılay Kanunu' teklifinin tartışma sürecinde, sermaye piyasalarındaki şok edici gelişmelerin gölgesinde, beklenmedik bir kapanış gerçekleştirdi. Meclis Başkan Vekili Yusuf Beyazıt’ın moderatörlüğünde başlayan oturum, Kızılay ile ilgili düzenlemeler üzerine yoğunlaşırken, hızla ekonomik manipülasyonların ortaya çıkmasıyla farklı boyutlara ulaştı. Gündem dışı konuşma talepleri ve grup başkanvekillerinin değerlendirmeleri arasında, fon vurgunu olarak adlandırılan karmaşık operasyonun detayları tartışılırken, Meclis’te gerilim yükselmeye başladı.

Yeni Parti Grup Başkanı Bülent Kaya, soruşturmanın derinliğini ve kamuoyundaki endişeleri vurgulayarak, “Bu ‘Fon Vurgunu’ olarak tabir ettiğimiz, yaklaşık 3 haftadır ülkemizin gündemini meşgul eden ve milyonlarca insanın güvenini sarsan soygunla ilgili hususlar, milletimizin ve Meclisimizin vicdanında kalmaya devam ediyor. Bu meseleyi normalleştirmeye çalışanların, maalesef bunu görmezlikten gelmeye çalıştığını vurgulamak istiyorum. Bu, sadece bir fon meselesi ya da fon krizi değil, örgütlü bir vurgun, örgütlü bir soygun. Bu meseleleri hep beraber değerlendirmemiz gerekiyor,” diyerek aciliyetin altını çizdi. İYİ Parti Grup Başkanvekili Turhan Çömez’in, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in geçmişteki açıklamalarını hatırlatarak yaptığı sert eleştiri, Meclis atmosferini daha da gerdiştirirken, DEM Parti ve Yeni Parti temsilcilerinin de benzer endişelerini dile getirdiği görülürken, Meclis’te yaşanan bu karmaşanın, sadece ekonomik bir sorun olmadığını, aynı zamanda siyasi bir hesaplaşmanın da odağı olduğunu ortaya koydu.

Türkiye’nin gündemini kasıp kavuran bu skandalın ardından, DEM Parti Grup Başkanvekili Sezai Temelli, “Öyle çuvala sığdırılacak, üstü örtülecek, geçiştirilecek bir şey olmadığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Gerçekten yapısal ve kurumsal bir sorunla karşı karşıyayız. Bu kadar kuruma rağmen kriz ortaya çıkmışsa, böyle bir talan ortaya çıkmışsa gerçekten vahim bir durumla da karşı karşıyayız demektir. O yüzden, bu araştırma önergeleri ciddiye alınmalıdır, birçok parti bu konuda veriyor, ortaklaşılmalıdır, iktidar da bu meseleye sıcak bakmalıdır ki ne yapılması gerektiği konusunda, sağlıklı bir adım atılabilsin fakat böyle bir niyeti iktidarda görmüyoruz,” şeklinde keskin bir eleştiri yöneltti. Yeni Parti Grup Başkanvekili Murat Emir ise, soruşturma sürecindeki eksiklikleri ve yetkililerin tutarsız davranışlarını vurgulayarak, “25 günün sonunda SPK, Maliye Bakanlığı, Bankacılık Denetleme Kurulu, Borsa İstanbul, AKP’nin zenginleşen o evlatları, sarayın o yandaşları hiçbirinin görevden alınmadığı, hiçbirinin hakkında doğru dürüst, etkili bir soruşturma yapılmadığına tanık olmadık. Tehditlerle, kaçamaklarla, erişim engelleriyle, korkutmayla, susturmayla, sindirme çabalarıyla gazetecileri hapse atma, ev hapsine koyma çabalarıyla bu meselenin üstünün örtülebileceğini zannediyorlar. 20 milyarın üzerinde bir vurgun var, ekonomiye toplam maliyeti 100 milyar doların üzerinde ve 25 gündür gerçekte hiçbir şey yapmamış bir siyasi iktidar var,” diyerek iktidarın sorumsuzluğunu gözler önüne serdi.

AK Parti Grup Başkanvekili Abdulhamit Akbaşoğlu, fon meselesinin hızla çözülmesi için yoğun çaba harcandığını, ilgili kurumların adımlar attığını ve kanun teklifi hazırlandığını ifade etti. Yargı tarafında soruşturmaların titizlikle ve derinlemesine devam ettiğini belirterek, “Bizim şu anda birinci önceliğimiz, kamu kaynakları kullanılmadan bu süreci şeffaf, adil, milletimizin hak ve hukukunun korunması bizim kırmızı çizgimizdir. Fahiş gelir elde etmiş, spekülasyon veya manipülasyonlara yol açan tüm eylemlere karşı gerekli önlemler alınacaktır,” şeklinde konuştu. Ancak, Meclis’in beklenmedik bir şekilde kapanış yapması, soruşturmanın ve çözüm sürecinin belirsizliğini korudu ve Meclis’te yaşanan gerilimin de tırmanmasına neden oldu.