Brüksel’de gerçekleşen NATO zirvesinin ardından, Kuzey Atlantik Anlaşması’nın (NATO) güvenlik stratejileri hakkında önemli değerlendirmeler yapıldı. NATO Genel Sekreter Yardımcısı Radmila Shekerinska, Türkiye’nin savunma sektöründeki çığır açan ilerlemelerini, ittifak içindeki rolünü ve geleceğe yönelik stratejik hedeflerini detaylandırdı. Bu durum, özellikle Avrupa müttefikleri ve Kanada’nın gözlerini Türkiye’ye daha fazla çekti.

Shekerinska, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) ve Avrupa İş Zirvesi (EBS) kapsamında düzenlenen Türkiye-AB Zirvesi’ndeki konuşmasında, Lahey Zirvesi’nde ortaya konulan savunma harcamaları taahhütlerinin somut adımlara dönüşmesinin önemine dikkat çekti. Avrupalı müttefikler ve Kanada’nın, 2025 ve 2026 yıllarında savunmaya ek olarak 250 milyar dolardan fazla kaynak ayırması, değişen güvenlik ortamına yönelik rasyonel bir yanıt olarak değerlendirildi. Bu artışın, sadece harcamaları yükseltmekle kalmayıp, aynı zamanda ihtiyaç duyulan yetkinlikleri elde etmek için bir yatırım olduğunu vurguladı.

İttifak içinde yük paylaşımının uzun süredir devam eden bir konu olduğunu belirten Shekerinska, Ankara’da savunma harcamalarının yanı sıra, sözleşmeler ve işbirliği projelerinin artışını da kaydetti. Yaklaşık 50 milyar dolarlık bir sözleşme portföyü, ittifak içinde daha güçlü bir ortaklık olduğunu gösteriyor. Ancak, Shekerinska’nın vurguladığı asıl nokta, bu kaynakların etkin kullanımı ve teknolojik üstünlüğün korunmasıydı. Özellikle, yapay zeka ve insansız hava araçları gibi alanlarda kaydedilen ilerlemeler, NATO’nun gelecekteki operasyonel başarısı için kritik öneme sahip.

Shekerinska, Rusya’nın Ukrayna’daki saldırıları ve hibrit tehditlere karşı gösterdiği artan hassasiyet hakkında da önemli değerlendirmeler yaptı. Rusya’nın, savaş alanındaki üstünlüğünü sağlayamaması ve sürekli kayıplar vermesi, NATO’nun güvenliğini koruma ve müttefiklerin desteğini sürdürme konusundaki kararlılığını daha da pekiştirdi. Ukrayna’ya yönelik desteğin, Rusya’nın stratejik hedeflerine ulaşmasını engellemek için hayati bir rol oynadığı vurgulandı. Bu bağlamda, savunmada teknolojinin rolü ve yenilik süreçlerinin hızlandırılması, NATO’nun gelecekteki başarısı için anahtar unsurlar olarak kabul edildi. Türk savunma sanayiindeki olağanüstü gelişmeler, özellikle son yıllarda yaşanan sanayi devriminin, NATO’nun bu alandaki yeteneklerini güçlendirmede önemli bir rol oynadığına işaret ediyor.