İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın koordinesinde yürütülen uluslararası forex dolandırıcılığı soruşturması, siber suçla mücadele ekiplerinin olağanüstü bir yönteme sahip bir şebekeye ulaşılmasıyla sonuçlandı. Şişli ve Beyoğlu gibi bölgelerde kurulmuş, turizm ve danışmanlık hizmeti sunan çeşitli çağrı merkezleri, aslında farklı ülkelerdeki vatandaşları manipüle ederek büyük miktarda para çeken bir dolandırıcılık operasyonunun parçasıydı. Bu karmaşık şebeke, kripto para birimi hesaplarına aktardığı fonlarla dikkat çekmişti.

Operasyon kapsamında yapılan detaylı incelemeler, şebeke yöneticilerinin çalışanlarını, hatta işe başvuran ancak ayrılan adayları, ‘yalan makinesi’ adı verilen özel bir cihazla sorgulamaya almaya başladığını ortaya çıkardı. Bu cihaz aracılığıyla, adayların sosyal çevresi, mesleki geçmişi ve kişisel bilgileri hakkında detaylı sorular soruluyordu. ‘Polis tanıdığın var mı?’ veya ‘Basınla ilişkilerin nasıl?’ gibi sorularla yanıtlama zorlanan kişilerin cevapları titizlikle not ediliyor ve kayıt altına alınıyordu. Bu sıra dışı yöntem, kurbanları daha iyi tespit etmek ve dolandırıcılığın etkili bir şekilde yürütülmesini sağlamak amacıyla kullanılıyordu.

Emniyet güçlerince başlatılan kapsamlı teknik ve fiziki takibin ardından 6 Ekim tarihinde eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda 97 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Adli süreçte, yalan makinesi kullanımında görevli olduğu belirlenen uzmanlardan ikisi de dahil olmak üzere toplam 36 şüpheli, mahkeme tarafından tutuklanarak cezaevine sevk edildi. Operasyonun ardından 25 şüpheli, adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 34 yabancı uyruklu şüpheli Geri Gönderme Merkezi’ne teslim edildi. Operasyonla ilgili soruşturma devam etmektedir.

Bu şok edici olay, teknoloji suçlarının giderek karmaşıklaştığını ve suçluların yeni yöntemler geliştirmekten çekinmediğini bir kez daha gözler önüne seriyor. Yalan makinesi testi gibi sıra dışı uygulamalar, dolandırıcılık operasyonlarının nasıl şekillenebileceğine dair önemli bir örnek teşkil ediyor. Olay, aynı zamanda siber suçlarla mücadelede kullanılan tekniklerin ve yöntemlerin sürekli olarak gelişmesi gerektiğini de vurguluyor.