Marmara Üniversitesi’nin 2026-2027 Akademik Yılı açılış töreni, İstanbul’da gerçekleşen özel bir etkinlikle büyük dikkat çekti. Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Başkanı Erol Özvar’ın konuşmacı olarak yer aldığı tören, üniversite topluluğunun geleceğine dair önemli stratejilerin belirlenmesi açısından kritik bir anı temsil etti. Recep Tayyip Erdoğan Külliyesi’nin teknoloji fakültesi içinde gerçekleştirilen etkinlik, uluslararası arenada Türkiye’nin eğitim vizyonunu şekillendirme çabalarına ışık tuttu.

Törenin açılışında şef profesör Ece Karşal’ın yönetimindeki Marmara Flüt Orkestrası’nın konser performansı, daha sonra Rektör Prof. Dr. Mehmet Emin Okur’un kısa bir açılış konuşmasıyla devam etti. Ancak, etkinilenin en önemli noktası YÖK Başkanı Özvar’ın ‘Terörsüz Türkiye’ başlıklı ana konuşması oldu. Bu konuşma, sadece üniversitelerin rolünü değil, aynı zamanda toplumun tamamının bu kritik hedefe nasıl katkıda bulunabileceğini tartışma zemini yarattı.

Özvar, üniversitelerin toplumsal sorumluluklarını vurgulayarak, bilginin üretilmesi ve nitelikli bireylerin yetiştirilmesi görevini yerine getirirken, bulundukları toplumun ihtiyaçlarına duyarlı olmaları gerektiğini belirtti. ‘Üniversitelerin asli görevleri, toplumun meselelerine karşı taşıdıkları sorumlulukla birlikte yerine getirilmelidir,’ şeklinde ifade eden Özvar, akademik bilgi birikiminin toplumsal hayatta karşılık bulmasının, üniversitelerin en temel görevlerinden biri olduğunu vurguladı. Bu bağlamda, üniversitelerin ülkenin gündemine kayıtsız kalmaması gerektiği altını çizdi.

‘Terörsüz Türkiye’ hedefi doğrultusunda üniversitelerin önemli bir rol üstleneceğini belirten Özvar, bu hedefin, ülkemizin güvenliğini sağlamak, milli birlik ve beraberliği güçlendirmek ve ekonomik kalkınmaya katkıda bulunmak gibi çok boyutlu bir strateji olduğunu ifade etti. Üniversitelerin bilimsel birikim ve kurumsal imkanlarıyla bu hedefe ulaşılmasına destek vermeleri gerektiği ve paneller, konferanslar, çalıştaylar ve akademik araştırmalar aracılığıyla bu hedefin toplumsal, kültürel, hukuki ve ekonomik boyutlarıyla analiz edilmesi gerektiği vurgulandı. Ayrıca, Gazze kökenli öğrencilere yönelik eğitim ve öğrenim ücreti desteği ve online eğitim programları gibi konularda da önemli adımlar atıldığı belirtildi. Son olarak, yapay zeka gibi dijital teknolojilerin eğitimde kullanımının önemine dikkat çekilerek, akademisyenlerin bu imkanlardan faydalanmaları teşvik edildi.