Uzayın ve zamanın doğası hakkındaki temel varsayımlarımız, son dönemde ortaya çıkan bir teoriyle sarsılıyor. Fizikçilerin hazırladığı yeni bir çalışma, evrenin başlangıcında oluşan ilksel kara deliklerin, aslında beşinci bir boyuta açılan bir kapı olabileceğini öne sürüyor. Bu iddia, bilim dünyasında büyük bir merak uyandırırken, aynı zamanda tartışmalara da yol açıyor.

Bilim insanları, uzun süredir bildiğimiz üç uzay boyutu (uzunluk, genişlik, yükseklik) ve bir zaman boyutu olmak üzere dört boyutu kabul ediyoruz. Ancak kuantum mekaniği ve yerçekimi arasındaki ilişki, yaklaşık bir mikron genişliğindeki gizli bir beşinci uzay boyutunun varlığını öngörüyor. Bu gizli boyut, evrenimizdeki her şeyi, tanıdık dört boyutlu dünyamıza sıkı sıkıya hapsedilmiş bir şekilde algılamamızı sağlıyor. Ancak yerçekimi kuvveti, bu beşinci boyuta sızabilme özelliğine sahip.

Bu teoride, ilksel kara delikler, çöken yıldızlardan oluşan devasa kara deliklerden tamamen farklı bir yapıya sahip. Bu kara deliklerin fiziksel boyutları, bir mikronun onda birine kadar düşmüş durumda. Bu yoğunlukları sayesinde, yerçekimi alanları doğal olarak beşinci boyuta uzanıyor ve bu da onları 5 boyutlu nesnelere dönüştürüyor. Bu beş boyutlu kara deliklerin, standart kara deliklere göre çok daha yavaş buharlaşması bekleniliyor. Bu durum, bu antik kalıntılardan, evrenin gizemlerini çözmede bize yardımcı olabilecek önemli bilgilere ulaşmamızı sağlayabilir.

Ancak bu iddia, uzmanlar arasında büyük tartışmalara yol açıyor. Wisconsin-Madison Üniversitesi'nden kozmolog Dan Hooper,