Türkiye’de genç yaşta eklem sorunları giderek artıyor. Romatoloji Uzmanı Prof. Dr. Meryem Can, bu durumun özellikle iltihaplı romatizmal hastalıklar nedeniyle ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çekiyor. Artrit, eklemlerdeki iltihaplanma ile karakterize olsa da, aslında doğrudan bir hastalık tanımı değildir. Bu karmaşık durum, dünya genelinde yüzlerce farklı hastalığı kapsayan geniş bir yelpazede yer alır ve çoğunlukla iltihaplı eklem hastalıklarıdır.

Prof. Dr. Can, erken teşhisin kritik önemini vurgulayarak, eklemde görülen ağrı, şişlik, kızarıklık ve hareket kısıtlılığı gibi belirtilerin, tedavi edilmediğinde kalıcı eklem hasarına ve fonksiyon kaybına yol açabileceğini belirtti. Özellikle gençlerdeki iltihaplı eklem hastalıklarının fark edilmesinin gecikmesi, uzun vadede yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu hastalıkların tedavisinde iltihabı baskılayan ilaçlar, yeni nesil tedavi yöntemleri ve akıllı ilaçlar gibi çeşitli yaklaşımlar kullanılmaktadır. Tedavi sürecinin uzun ömürlü planlanması ve hastanın bireysel ihtiyaçlarına göre uyarlanması önemlidir.

Romatizmal hastalıkların toplumda genellikle ileri yaş hastalığı olarak algılandığına işaret eden Prof. Dr. Can, bu algının doğru olmadığını vurguladı. İltihaplı eklem hastalıklarının daha çok 50 yaş altındaki gençlerde görüldüğünü ve çoğunlukla kadınları etkilediğini belirtti. Kireçlenme ise iltihapsız eklem hastalıkları arasında yer alarak, 50 yaş üzerindeki bireylerde sıkça karşılaşılan bir sakatlık nedenidir. Hastalıkların ortaya çıkışında genetik yatkınlığın yanı sıra çevresel risk faktörlerinin de önemli bir rol oynadığını ve ailede romatizmal hastalık öyküsünün kişinin aynı hastalığa yakalanacağı anlamına gelmediğini ekledi.

Son olarak, Prof. Dr. Can, egzersizin romatizmal hastalıklarda önemli bir destekleyici tedavi olduğunu ancak hastalığın aktif olduğu dönemde dikkatli olunması gerektiğini vurguladı. Egzersiz ve fizik tedavi yöntemlerinin hastalığın aktif olduğu dönemde önerilmediğini ve tedavi altındayken ve kontrol altındayken egzersizin hastalar tarafından tavsiye edildiğini belirtti. Bu yaklaşım, hastaların iyileşme sürecine daha etkin bir şekilde dahil olmalarını ve uzun vadeli sağlıklarını korumalarını amaçlamaktadır.