Türkiye’nin yerel yönetimleri, son yıllarda yaşanan siyasi ve toplumsal değişimlerin en çok etkilediği alanlardan biri olmuştur. Bu dönüşümün kökleri, 1984’te yürürlüğe giren 3030 sayılı yasa ile başlayan ve 1994’te yaşanan büyük seçim sonuçlarına kadar uzanan bir süreç içerisinde şekillenmiştir. O dönemde, büyükşehirlerin kurulması ve ilçe belediyeciliğin, belediye olmakla eş anlamlı görülmesi, yerel yönetimlerde yeni bir zemin yaratmıştır. Ancak bu süreç, ranta dayalı imar uygulamalarıyla birlikte, yerel yönetimlerin kontrolünü kaybetmesine ve merkezi yönetimin etkisine kadar uzayan bir spiralin başlamasına neden olmuştur.
1989’daki yerel seçimler, bu sürecin kritik bir dönüm noktası olmuştur. Sağ siyasetin yerel yönetimlerdeki hegemonyası, Şapka ve Başörtüsü Hareketi (SHP) İstanbul, Ankara ve İzmir gibi büyük şehirleri kazanmasıyla sarsılmıştır. SHP’nin başarısı, ANAP’ın uzun yıllardır uyguladığı siyasal söylemin etkinliğini azaltmış ve seçmenlerin beklentilerini yeniden tanımlamıştır. Ancak bu başarı, yerel yönetimlerin yolsuzluklarla çalkalanmasına ve SHP’li belediyelerin merkezi yönetimin finansmanından mahrum kalmasına yol açmıştır. Deniz Baykal liderliğindeki Birleşik CHP, 1995 kurultayında SHP’ye özür dilemiş ve bu travmatik deneyimden sonra CHP’nin yerel yönetimlerdeki gücünü artırmıştır.
1994’teki seçim sonuçları, Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı’na seçilmesi ve ardından Refah Partisi (RP) ve daha sonraki dönemlerdeki stratejik hamleleri, yerel yönetimlerdeki gücü değiştirmiştir. 28 Şubat sürecinden sonra RP ve Fazilet Partisi (FP) kapatıldıktan sonra kurulan AKP, 2002’de iktidara gelerek yerel yönetimlerde önemli bir dönüşüm başlatmıştır. AKP’nin yerel yönetim politikaları, sosyal yardım ağlarını genişletmesi ve dinci gruplarla işbirliği yapması, yerel yönetimlerdeki gücünü pekiştirmiştir. 2019 yerel seçimleri, bu dönüşümün en belirgin örneğidir. İstanbul, Ankara ve İzmir’in CHP’ye geçmesi, Millet İttifakı’nın zaferi ve Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul Büyükşehir BelediyeBaşkanlığı’na seçilmesi, Türkiye’nin yerel yönetim dinamiklerinde yeni bir dönemin başlangıcı olmuştur.