Sağlık hizmetlerinin geleceği belirsizliğe doğru sürüklenirken, Türk Tabipleri Birliği (TTB) Aile Hekimliği Kolu (AHEK) Yürütme Kurulu Başkanı Siber Uyan, birinci basamak sağlık hizmetlerinde yaşanan maliyetlerin ve kaynak dağılımının çarpıklıklarına dikkat çekerek acil bir uyarı yayınladı. Yıllardır süregelen sorunlar, güncel istatistiklerle somutlaştırılırken, sistemin temel yapı taşlarının yeniden sorgulanması gerektiğini vurguluyor.

TTB’nin açıklamalarına göre, Sağlık Bakanlığı’nın 2025 Sağlık İstatistikleri Yıllığı’nda ortaya çıkan veriler, birinci basamak sağlık hizmetlerinin ne kadar yetersiz kaynaklarla sürdürüldüğünü gösteriyor. Hekimlere yapılan başvuruların büyük bir kısmı (yüzde 58,7’si) ikinci ve üçüncü basamak hizmet veren kurumlara yönelirken, birinci basamakta ihtiyaç duyulan destek ciddi oranda yetersiz kalıyor. Kişi başına düşen başvuru sayısı, OECD ortalamasının iki katından fazla olmasına rağmen, aile sağlığı merkezlerine (ASM) ayrılan bütçe bu ihtiyacı karşılamakta yetersiz kalıyor. Bu durum, sağlık hizmetlerinin erişilebilirliğinin azalmasına ve toplum sağlığının tehlikeye girmesine yol açıyor.

Özellikle, fonların şeffaf bir şekilde kullanılmaması ve büyük miktarlarda (227 milyar lira) kamu kaynaklarının belirsizlikle harcanması, TTB tarafından büyük bir endişe yaratıyor. Bu fonların, depreme dayanıklı ASM binalarının inşası gibi hayati bir ihtiyacı karşılayacak şekilde kullanılması yerine, tasfiye kararıyla sonuçlanan bir durumun yaşanması, sistemin temelinde yatan sorunları ortaya koyuyor. Bakan Memişoğlu’nun 2026 yılı bütçe görüşmelerinde açıkladığı bin adet ASM’nin hala inşaat halinde olması ve uygunsuz koşullarda hizmet vermeye çalışan sağlık emekçilerinin karşılaştığı zorluklar, bu çarpıklığın en belirgin göstergelerinden biridir. Ayrıca, HPV aşısının yaygınlaştırılmaması ve aşı kapsayıcılığının düşmesi gibi konularda da ciddi eksiklikler gözlemleniyor.

TTB, ekonomik ve sosyal koşulların da bu durumu daha da kritik hale getirdiğini vurguluyor. Enflasyonun yüksek olması, açlık ve yoksulluk sınırlarının artması, milyonlarca insanın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanmasına neden oluyor. Bu durumda, sağlık emekçilerinin yoksulluk sınırının altında hizmet vermesi, sağlık hizmetlerinin erişilebilirliğinin daha da azalmasına ve toplum sağlığının ciddi şekilde zarar görmesine yol açıyor. TTB, aile hekimlerine uygulanan vergi kesintileri, performans kriterleri ve yapay zekâ destekli denetim sistemleri gibi faktörlerin de bu durumu daha da kötüleştirdiğini savunuyor. Bu nedenle, TTB, Sağlık Bakanlığı’ndan sağlık hizmetlerinin yeniden yapılandırılması, kaynakların şeffaf bir şekilde dağıtılması ve toplum sağlığının önceliklendirilmesi çağrısında bulunuyor.”}p>