İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nın geçmişte görev yaptığı eski askeri sekreteri Avi Gil, son açıklamalarıyla İsrail siyasetinde büyük bir şok etkisi yarattı. Kanal 12 televizyonuna verdiği demeçte, Başbakanlık Özel Kalem Müdürü Tzachi Braverman’ın 7 Ekim olaylarıyla ilgili telefon kayıtlarında manipülasyon yaptığına dair çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Bu durum, Netanyahu’nun uzun yıllardır sürdürdüğü siyasi stratejinin, kamuoyunun bilgeliğini kandırmaya yönelik olduğunu gösteriyor.
Gil, tutanak toplama sürecinin resmi düzenlemelere aykırı yürütüldüğünü fark ettikten sonra durumu derhal Başsavcılığa bildirdiğini aktardı. Olayın merkezinde, 7 Ekim’de Başbakan Netanyahu’nun yaptığı ilk telefon görüşmesinin saatinin değiştirilerek, saldırının başlangıç anı olan 06.29 olarak yeniden tanımlanmaya çalışılması yer alıyordu. Bu manipülasyon, o günkü kritik saatlerde Netanyahu’nın esirlerin durumuyla ilgili doğru ve hızlı bir şekilde bilgi edinmesini engelleyerek, potansiyel bir kurtarma fırsatını kasıtlı olarak kaçırmış oluyordu.
Ayrıca, Gil, Başbakan’ın koalisyonunu korumak adına Gazze’deki İsrailli esirlerin geri dönüşüne öncelik vermekten kaçınarak, durumu daha da karmaşık hale getirdiğini belirtti. Kabine toplantılarında Netanyahu’nun, esir takası anlaşmasını onaylamak yerine hükümetini korumayı seçtiği, bu da esirlerin dönüşüne yönelik bir fırsatın boşa gittiği anlamına geliyordu. Bu noktada, eski güvenlik şefleri Ronen Bar’ın Netanyahu’ya resmi bir ‘savaş uyarısı’ ilettiği ve bu uyarının dikkate alınmadığı da dikkat çekici bir detay olarak öne çıkıyor.
Olayın ardından Başbakanlık Ofisi, Gil’in açıklamalarını yalanlayarak, durumun gerçeği yansıtmadığını savundu. Ancak, muhalefet liderleri Gil’in iddialarını destekleyerek, Netanyahu’nun siyasi ikbali için esirlerin hayatlarını feda ettiğini iddia etti. İsrail’deki seçim anketlerinde birinci parti konumunda olan Yashar Partisi lideri Gadi Eisenkot, Netanyahu’nun bu eylemlerinin ülkenin çıkarlarına ihanet niteliği taşıdığını vurgulayarak, derhal cezai soruşturma başlatılması çağrısında bulundu. Bu durum, İsrail siyasetinde yeni bir dönemin başlangıcı olabilir mi, sorusu akıllarda yer ediniyor.