Küresel ticaret arenasında yaşanan dönüşüm, fiyat savaşlarının yerini, güvenilirliğin ve itibarın değerine kavuşturuyor. ABD’nin uyguladığı ticaretteki kısıtlamalar, Çin’in küresel pazarlardaki etkisini artırmasına yol açarken, bu durumun Türkiye’nin ihracat stratejileri üzerinde de derin izler bıraktığı görülüyor. Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) tarafından hazırlanan kapsamlı analiz raporu, bu yeni dönemin risklerini ve fırsatlarını ortaya koyuyor.

Rapor, ABD’nin tarifelerinin ardından Çin’in, Afrika, Orta Doğu ve Avrupa gibi coğrafyalarda ihracatını hızla artırarak alternatif pazarlara yöneldiğini gösteriyor. Nijerya, Birleşik Arap Emirlikleri ve Almanya gibi ülkeler, Çin’in yeni ticaret rotalarında öne çıkan isimler haline geldi. Bu durum, küresel ticaretin sadece ABD-Çin arasındaki bir rekabetten öte, küresel ticaret rotalarının yeniden şekillenmesinden ibaret olduğunu vahşi bir şekilde ortaya koyuyor.

DEİK Başkanı Nail Olpak, bu değişimi değerlendirirken, ‘güven’ unsurunun yeni rekabet alanını oluşturacağını vurguluyor. Olpak, “Bir pazara erişim zorlaştığında küresel ticaret or­tan kalkmıyor, kendisine yeni yollar, yeni ülkeler ve yeni ortak­lıklar buluyor. Çin örneğinde de bunu görüyoruz” diyerek, küresel ticaretin yeniden yapılanırken Türkiye’nin üretim kapasitesinin, coğrafi konumunun ve iş ilişkilerinin avantajlarını kullanması gerektiğini savunuyor. Bu yaklaşım, ‘güvenilir tedarikçilik’ trendinin yükselişiyle uyumlu bir strateji çiziyor.

Türkiye’nin bu yeni dönemin getireceği baskılara karşı stratejik hamlelerde bulunması gerekiyor. Afrika ve Orta Doğu pazarındaki artan Çin rekabeti, Türk ihracatçıları için bir meydan okuma teşkil ederken, aynı zamanda Türkiye’nin uzun vadeli büyüme hedeflerine ulaşması için önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye’nin, ‘güven’ değerini ön plana çıkarması, sürdürülebilir ortaklıklar kurması ve yatırım çekmesi, küresel ticaret dengesini yeniden şekillendirmede kritik bir rol oynayabilir. Ayrıca, uluslararası ticaretin sadece mal satarak gerçekleştirilemeyeceği ve yatırım olmadan dış ticaretin tamamlanamayacağı vurgusu, Türkiye’nin uzun vadeli stratejik vizyonunu destekliyor.”} çtnotu ile ilgili bir açıklama yapılmıştır. Başkanlık koltuğu boşalmıştır. Soruşturma devam etmektedir. 2025 yılına kadar Çin'in Mısır'daki ihracatı 19,97 milyar dolara ulaşmıştır. Türkiye'nin ihracatı ise 4,07 milyar dolar kalmıştır. Türkiye'nin Afrika ve Orta Doğu pazarındaki rekabet gücü azalmaktadır. Bu durum, Türk iş dünyası için önemli bir uyarı niteliğindedir. Güvenilir tedarikçilik, rekabet avantajı için en önemli unsurdur. Türkiye'nin küresel ticaret denkleminde merkez rolünü üstlenmesi beklenmektedir. Yatırım çekimi, dış ticaretin tamamlanması için hayati önem taşımaktadır. Türkiye'nin öngörülebilir bir iş ortağı olma kapasitesi, küresel ticarette önemli bir avantaj sağlayacaktır.