Otomotiv devi Ford Motor Company, yapay zekânın hızla değişen iş piyasasına uyum sağlama stratejisini belirlerken, CEO Jim Farley’nin dikkat çekici bir değerlendirmesi gündeme geldi. Farley, ekran karşısında çalışan bazı mesleklerin yapay zekâ sayesinde azalabileceğini, ancak otomotiv ve teknik sektörlerde insan gücüne olan talebin artacağını vurguladı. Bu durum, yapay zekânın sadece işsizliğe değil, aynı zamanda işlerin yeniden tanımlanmasına yol açabileceğini gösteriyor.
Detroit’te düzenlenen ‘Ford Accelerate’ etkinliğinde konuşan Farley, finans, çağrı merkezleri ve giriş seviyesi yazılım geliştirme gibi alanlarda yapay zekânın etkili olduğunu, standartlaştırılmış ve bilgisayar tabanlı görevlerin otomatikleştiğini belirtti. Ancak, bu dönüşümün paralelinde, robotların bakımı, programlanması, arızalarının giderilmesi ve gelişmiş üretim ekipmanlarının işletilmesi gibi teknik ve mühendislik alanlarında insan uzmanlığına olan ihtiyacın arttığını vurguladı. Ford’un 10 binin üzerinde nitelikli teknik çalışan gücüne sahip olması, bu trendin sadece şirkete özgü olmadığını da gösteriyor.
Özellikle Alliance for America’s Skilled Trades raporundaki çarpıcı veriler, ABD ekonomisinin 2035 yılına kadar yaklaşık 1,7 milyon nitelikli teknik çalışan pozisyonunu doldurmak zorunda kalacağını ortaya koyuyor. Mevcut eğitim sistemlerinin, ihtiyaç duyulan her 100 çalışanı iş gücüne kazandırabilmekte 55 kişiye yetmesi ise ciddi bir açığı işaret ediyor. Bu durum, enerji altyapısı, veri merkezleri, inşaat ve bakım hizmetleri gibi sektörlerde üretim yatırımlarını engelleyebilecek büyük bir darboğaz oluşturuyor. 2030 yılına kadar en az 2,1 milyon nitelikli teknik pozisyonun doldurulmaması riski, ekonomik büyüme potansiyelini olumsuz etkileyebilir.