Son bir anket, iki ülke arasında tırmanan ticaret anlaşmazlığının kamuoyunda nasıl karşılandığını net bir şekilde ortaya koyuyor. Politico tarafından gerçekleştirilen ve 4 bin 183 yetişkinin katılımıyla 13-15 Eylül tarihleri arasında tamamlanan bu araştırma, ABD ve Kanada'daki vatandaşların, karşılıklı ticaret anlaşmazlığına ilişkin düşüncelerini ölçümledi. Anket sonuçları, Trump yönetimi tarafından uygulanan tarifelerin ve Kanada'nın buna karşılık aldığı misilleme tarifelerinin, iki ülke arasında da farklı bir şekilde algılandığını gösteriyor.
Kanadalı katılımcıların önemli bir bölümü, ABD'nin Kanada'ya uyguladığı tarifelere karşılık olarak açıkladığı misilleme tarifelerinin 'doğru' olduğunu kabul etti. Bu tutum, katılımcıların %71'ini oluştururken, bu adımı 'yanlış' olarak görenlerin oranı sadece %17'de kaldı. Ancak, Trump'ın Kanada'ya yönelik doğrudan tarife kararına yönelik kamuoyu desteği oldukça düşüktü; %8'lik bir kesim bu kararı doğru bulurken, %83'lük kesim ise bu hamleyi hatalı olarak değerlendirdi.
Anket, Trump'ın tarife politikasına yönelik destek algısını da iki ülke arasında farklı gösterdi. ABD'li katılımcıların yaklaşık %26'sı bu tarife hamlesini desteklerken, Kanada'da bu oran %33'e yükseldi. Ancak, bu destek algısı, Kanada'nın misilleme tarifelerine yönelik ABD'li tepkilerde önemli bir farklılık yarattı. %31'lik bir kesim Carney'nin misilleme kararına olumsuz bakarken, %56'lık bir kesim Trump'ın tarife kararına karşı çıkıyordu. Bu durum, iki ülke arasındaki ticaret anlaşmazlığının, temel ekonomik çıkarların ötesinde, siyasi ve toplumsal kutuplaşmalara da yol açabileceğini gösteriyor.
ABD yönetimi, Temmuz ayında Kanada'nın Amerikan ürünlerine yönelik 'ayrımcı' uygulamalarda bulunduğunu iddia ederek, bu ülkeden ithal edilen mallara %50 gümrük vergisi uyguladı. Bu tarifeler 22 Ağustos'ta yürürlüğe girdi. Kanada da buna karşılık, belirli ABD ürünlerine %15, 25 veya 50 oranında gümrük vergisi uygulayarak, bu tarifeleri 8 Eylül'de uygulamaya başlattı. Bu karşılıklı tarife hamleleri, iki ülke arasındaki ticaret savaşını daha da derinleştirmiş ve küresel ticaret akışları üzerinde önemli bir etki yaratma potansiyeli taşıyor.