İsrail güçlerinin Lübnan’ın güneyindeki bölgelere yönelik operasyonları, ateşkes anlaşmasının ardından da şiddetini koruyor. NNA’nın raporlarına göre, İsrail ordusu, hava saldırıları, topçu ateşi ve hatta özel birliklerin katılımıyla Lübnan’ın çeşitli bölgelerini hedef alarak, bölgede gerginliği tırmanmaya devam ediyor. Bu durum, Lübnan halkı için yaşam koşullarını zorlaştırırken, uluslararası arenada da endişeleri artırıyor.

Son olarak, Dahiye üzerinde keşif uçuşu yapan bir insansız hava aracının (İHA) yanı sıra, Bint Cubeyl ilçesindeki Kafra, Beyt Yahun ve Şakra beldelerinde geniş çaplı patlamalar gerçekleştiren İsrail ordusu, Doğu Zevter ve Meyfdun gibi stratejik bölgeleri de yoğun ateş gücüyle vuruyor. Beraşit beldesinde yaşanan gece yarısı büyük patlama ve Meyfdun’daki güneş panellerine düzenlenen saldırı, bölgedeki yıkımın boyutunu gözler önüne seriyor. Bu operasyonlar, sivillerin hayatını doğrudan tehlikeye atarken, Lübnan’ın altyapısına da ciddi zarar veriyor.

Saldırıların sayısı arttıkça, Lübnan hükümeti, yerinden edilen sivillerin sayısının 1 milyonu aştığını duyurarak, insani krizi daha da derinleştiriyor. Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, İsrail’in 2 Mart’tan beri Lübnan’a düzenlediği saldırılarda en az 4 bin 386 kişi hayatını kaybetti. Bu rakam, bölgedeki şiddetin ve yıkımın boyutunu çarpıcı bir şekilde ortaya koyuyor.

Ateşkes anlaşması imzalanmasına rağmen, İsrail ordusunun Lübnan’a yönelik saldırıları devam ediyor. Washington’da yürütülen müzakerelerin 5. turu sonrası imzalanan çerçeve anlaşması, henüz istenilen sonuçları vermedi ve bölgedeki gerilimin azaltılması konusunda önemli bir adım atılmadı. Lübnan’ın güneyindeki bu durum, uluslararası toplumun acilen harekete geçmesini ve bölgede barış ve istikrarı sağlamak için daha etkili adımlar atmalarını talep ediyor.