Ekonomik sıkıntıların gölgesinde, devlet kurumlarının verdiği ihaleler sıklıkla tartışma konusu oluyor. Bu süreçte, ekonomik zorluklardan etkilenmeyen, hatta bundan faydalanan bazı aktörlerin, kamu kaynaklarını kullanarak kendilerini güçlendirmesi, kamuoyunda büyük bir güvensizlik yaratıyor. Özellikle, belediye başkanlarının doğrudan ihaleleri kazanması ve bu ihalelerin, şehrin gelişimine hizmet etmek yerine, belirli siyasi ve ekonomik çıkarların peşinde koşması, ciddi bir sorun teşkil ediyor.
Son olarak Mardin’de yapılması planlanan Güneybatı Çevre Yolu ihalesi, tartışmalara sahne oldu. AKP’li Midyat Belediye Başkanı Veysi Şahin’in kurduğu Nurşah İnşaat firması, 7 milyar 702 milyon 997 bin lira bedelle bu ihale sözleşmesini kazandı. Ancak, bu durum, şirketin geçmişi ve bağlantılarıyla birlikte, kamuoyunda şüpheleri artırıyor. İhalenin, şirket yöneticilerinin ve yakınlarının, belediye başkanlığı görevinden faydalanarak, kendi işlerini geliştirmesi, etik ve hukuki açıdan ciddi sorunlar barındırıyor.
Nurşah İnşaat’ın, 1994 yılında kurulan ve daha sonra Veysi Şahin’in eşi Tülin Şahin’e emanet edilen hisseleriyle büyüyüp, 2017 yılı itibarıyla kamadan 10 milyar liralık ihale alan bir geçmişi bulunuyor. İhaleye katılan sadece beş firma arasında Nurşah İnşaat’ın kalması ve ihale bedelinin aşılması, sürecin şeffaf olmadığına dair iddiaları güçlendiriyor. Ayrıca, ihalenin ‘Pazarlık 21B’ usulüyle yapılması ve 28 Nisan 2026’da gerçekleştirilmesi, sürecin standartlarının ihlal edildiği şeklinde değerlendiriliyor.
Bu durum, Türkiye’de kamu ihalelerinde yaşanan yolsuzluk ve rant peşindeki bazı aktörlerin, siyasi bağlantıları kullanarak projeleri kendi lehlarına çevirme eğilimini gözler önüne seriyor. İhalelerin sadece mali açıdan değil, aynı zamanda etik ve hukuki açıdan da değerlendirilmesi, kamu kaynaklarının doğru ve adil bir şekilde kullanılmasının sağlanması açısından hayati önem taşıyor.