İstanbul’un siyasi arenasında yaşanan gelişmeler, CHP’nin kararlı duruşunu bir kez daha gözler önüne serdi. Örgütlerin sahaya dökülmesi ve ilçe başkanlarının liderliğindeki yürüyüşler, halkın iradesinin ne kadar güçlü olduğunu ortaya koydu. Bu bağlamda, CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in yaptığı açıklamalar, hem iç politikadaki gerilimleri hem de uluslararası arenadaki etkileşimleri anlamak açısından kritik bir öneme sahip.

Çelik, CHP içindeki tartışmaların sadece bir kamuoyu manipülasyonu olduğunu vurgulayarak, örgütün kenetlenmiş ve birlik halinde olduğunu belirtti. Bu birlik, emperyalist güçlerin ve ceberut iktidarın amaçladığı gibi, partiyi bölmek ve zayıflatmak gibi girişimlere karşı bir direniş gösterisi niteliğindedir. Çelik, emeklilerin, asgari ücretle geçinmeye çalışanların, sokaklarda cirit atan çetelerin hedefindeki çocukların ve gençlerin sorunlarını da merkeze alarak, bu meselelerin demokratik bir Türkiye meselesi olduğunu vurguladı.

Özellikle, Erdoğan-Trump görüşmesine yönelik değerlendirmesi büyük yankı uyandırdı. Çelik, bu görüşmenin, 19 Mart darbesi öncesinde gerçekleşen bir iletişim kanalının yeniden devreye sokulduğunu ve bu görüşmenin, emperyalist güçlerin ve yerli işbirlikçilerinin Türkiye’nin siyasetini dizayn etme çabalarının bir parçası olduğunu savundu. “Bu darbe, emperyalist güçlerden icazet alarak gerçekleştirilmiş bir darbedir” ifadesi, Türkiye’nin karşı karşıya olduğu gerçek tehditleri ve bu tehditlerin arkasındaki aktörleri net bir şekilde ortaya koydu.

Son olarak, Çelik, CHP’nin yargı kararlarıyla hiçbir zaman siyasi dizaynlara maruz kalmayacağını, bu tür girişimlere karşı kararlılıkla mücadele edeceğini ilan etti. Demokrasiyi askıya almaya çalışanlara asla izin vermeyeceklerini belirterek, Türkiye halkının iradesinin ve demokrasinin geleceğinin savunucusu olmaya devam edeceklerini vurguladı. Bu durum, Türkiye’nin demokratik değerlere ve özgürlüğe olan bağlılığını tüm dünyaya gösteren bir mesaj niteliğindedir.