Türkiye Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Dünya Beceriler Konferansı’nda yapay zeka konusundaki görüşlerini kamuoyuna duyurarak, geleceğin iş gücü piyasalarındaki dönüşüme dair önemli bir perspektif sundu. Bakan Işıkhan, teknolojik ilerlemenin insan yeteneklerini potansiyellerini en üst düzeye çıkarmak için bir araç olarak kullanılması gerektiğinin altını çizdi.

Şanghay’da düzenlenen etkinlikte konuşan Işıkhan, günümüzün dijital çağında, yapay zeka, yeşil dönüşüm ve yaşam boyu mesleki eğitim sistemleri arasındaki etkileşimin, iş gücü piyasalarını hızla yeniden şekillendirdiğini vurguladı. Bu değişim sürecinde, ülkelerin insanlara yaşam boyu boyunca değişen ihtiyaçlara uyum sağlamaları için gerekli becerileri kazandırması gerektiğinin önemine dikkat çekti. OECD Beceriler Zirvesi'ndeki tartışmalarda dile getirdiği gibi, beceri politikalarının ekonomik rekabet gücü ve toplumsal refahın temel yapı taşları olduğunu, bu nedenle stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.

Türkiye’nin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, becerileri istihdam politikasının merkezine yerleştiren bütüncül bir yaklaşım benimsediğini ifade eden Işıkhan, İŞKUR’un yapay zeka destekli eşleştirme araçları ile yaptığı çalışmaları ve Ulusal Mesleki Yeterlilik Sistemi ile eğitim ve çalışma hayatı arasındaki köprü kurma çabalarını övdü. Geleceğin en rekabetçi ülkelerinin, yalnızca teknolojik üstünlüğe değil, aynı zamanda vatandaşlarına yaşam boyu öğrenme imkanı sunan ülkeler olacağını vurguladı. İnsan odaklı bir beceri ekosisteminin inşası, teknolojinin insan potansiyelini geliştirmek için kullanılması gerektiği fikrini pekiştirdi.

Işıkhan, yapay zekanın insan kapasitesini destekleyen bir araç olarak değerlendirilmesi gerektiğini, akıllı bir geleceğin yalnızca akıllı makinelerle değil, aynı zamanda öğrenen, yenilikçi ve kendi yeteneklerini geliştirmek için teknolojiyi kullanan insanlarla inşa edileceğini vurguladı. Konferans kapsamında gerçekleştirilen ikili görüşmelerde, çalışma hayatı, eğitim ve beceri geliştirme konularında mevkidaşlarıyla bilgi alışverişinde bulunurken, Türk iş insanları ve sivil toplum kuruluşları ile yaptığı toplantılarda vatandaşların taleplerini değerlendirdi. Şanghay Başkonsolosluğu ziyareti, Türkiye’nin diasporadaki varlığının ve ekonomik ilişkilerinin önemini bir kez daha ortaya koydu.”}