Kırmızı et piyasasında yaşanan fiyatlardaki ani değişimler, sektörün geleceği açısından önemli bir dönüm noktası olarak değerlendiriliyor. Besilik canlı hayvanların değerlenmesi, kısa vadede üreticilere olumlu bir etki yaratmış gibi görünse de, sektörün genelinde sürdürülebilir bir tablo çizmekte zorluklar yaşanıyor. Uzmanlar, geçmişteki benzer maliyet balonlarının yarattığı olumsuzlukları göz önünde bulundurarak, piyasadaki fiyatlanma dengesinin korunmasının hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Ulusal Kırmızı Et Konseyi (UKON), saha çalışmaları sonucunda, Türkiye’deki besilik hayvan fiyatlarının, karkas et değerleriyle orantısız bir şekilde yükseldiğini tespit etti. UKON Yönetim Kurulu Başkanı Ahmet Hacıince, bu durumun sektör için ciddi bir risk oluşturduğunu ve kontrolsüz fiyat hareketlerinin, tedarik zincirinin tamamını olumsuz etkileyebileceğini belirtti. Hacıince, “Canlı hayvan birim fiyatlarının karkas fiyatlarına aşırı yaklaşması, ilk bakışta üreticinin çıkarlarına hitap edebilir. Ancak bu durum, sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından kabul edilemez bir denge bozukluğuna yol açabilir” şeklinde uyarıda bulundu.
UKON’un raporları, özellikle de “2026 Yılı Genç Erkek Sığır Temini Hakkında Değerlendirme Raporu”nda, besilik hayvan fiyatlarındaki bu artışın, maliyet gerçekliğiyle bağdaşmadığını açıkça ortaya koyuyor. Kars, Ardahan ve Erzurum gibi bölgelerde yayla dönüşü yapılan hayvanların pazara yığılması, geleneksel olarak “Hayvan Dökümü” veya “Güz Dökümü” olarak bilinen ve sektör için genellikle bereketli kabul edilen sezonun, bu yıl da beklentileri karşılayacak şekilde gerçekleşmesi umuduyla takip ediliyor. Ancak, Hacıince’nin vurguladığı gibi, bu durumun sadece geçici bir rahatlama sağlayabileceği ve uzun vadede sektörün gerçek maliyetleriyle yüzleşmesini engelleyemeyeceği belirtiliyor.
Sektör temsilcileri, fiyat dalgalanmalarının nedenlerini ve potansiyel risklerini dikkatli bir şekilde analiz ediyor. Karkas et fiyatını etkileyen faktörler arasında, sadece yerel kaynaklardan elde edilen hayvanların değil, Türkiye’nin dört bir yanındaki büyük işletmelerden gelen hayvanların da yer aldığı geniş bir tedarik zinciri bulunuyor. Besicilerin, maliyet hesaplarını dikkatli yapmaları, aşırı fiyatlı materyallerden kaçınmaları ve sektörün genel sürdürülebilirliği açısından önemli kararlar almaları gerektiği vurgulanıyor. Ayrıca, Tarım ve Orman Bakanlığı’nın 2024-2028 Hayvancılık Yol Haritası’nda yer alan, ithalat kotalarıyla disipline edilen ve Et ve Süt Kurumu (ESK) aracılığıyla yürütülen destek mekanizmalarının, fiyat istikrarını sağlamada kritik bir rol oynadığı belirtiliyor. ESK’nin, yurt içi arzın karşılayamadığı besilik erkek materyal açığını kapatması ve etçi damızlık sığır ithalatını desteklemesi, sektör için önemli bir dengeleyici unsur olarak değerlendiriliyor.”} p>