Şişli’nin karanlık sırlarını bir türlü açığa çıkaramayan Çağla Tuğaltay davası, beklenmedik bir gelişmeyle yeniden gündeme geldi. 26 yıl önce hayatını kaybetmesinin ardından çözüme kavuşturulamayan bu travmatik olay, şimdi yeni bir umut ışığına dönüşüyor. Soruşturma ekibinin titiz çalışması sonucunda, dosyaya dahil edilebilecek potansiyel deliller için mezar tespit operasyonları başlatıldı. Bu operasyon, cinayetin ardındaki gerçeği ortaya çıkarmak adına kritik bir adım olarak değerlendiriliyor.
Başlangıçta eski komşu Lütfi Şerbetçi’nin mezarının açılmasıyla başlayan süreç, şimdi farklı mezarlıklarda devam edecek. Savcılığın talimatıyla Feriköy Mezarlığı’nda bulunan Ahmet Baki M, ve İsmail Hakkı Ç, ile Ayazağa Mezarlığı’nda yatan Fehmi S, adlı kişilerin mezarları açılacak. Bu adım, uzun yıllardır bekleyen Çağla’nın ailesi için büyük bir moral kaynağı oluştururken, adalet arayışını da yeni bir boyut kazandırıyor. Mezarlardan elde edilecek DNA örneklerinin kriminal laboratuvarlarda incelenmesi, cinayetin çözülmesinde dönüm noktası olabilir.
Soruşturma ekibi, olay sırasında apartmanda ve çevrede yaşayan kişilerin geçmişini detaylı bir şekilde incelemeye devam ediyor. 2023 yılında hayatını kaybeden Lütfi Şerbetçi’nin mezarından elde edilen örnekler, o dönemde yapılan ilk incelemelerde sonuçsuz kalmıştı. Şimdi ise elde edilecek yeni DNA verileriyle, uzun süren şüpheli arayışı nihayetinde sonuçlanması bekleniyor. Bu süreçte, Çağla’nın tırnak altından çıkarılan erkek DNA’sı, potansiyel şüphelilerle karşılaştırılarak cinayetin nasıl işlendiğinin belirlenmesine yardımcı olacak.
Çağla Tuğaltay’ın 5 Haziran 2000 tarihinde Fulya’daki evine okul dönüşü girdiği anlar, Türk toplumunda derin bir üzüntüye neden olmuştu. Olayın ardından elde edilen yabancı DNA ve parmak izleri, uzun yıllar boyunca soruşturmayı engellemişti. Şimdi ise bu delillerin yeniden incelenmesi ve yeni mezar tespit operasyonları, adalet arayışının başarıya ulaşması için en büyük umut olarak görülüyor. Bu operasyon, sadece Çağla’nın ailesi için değil, adalete olan inancın da sembolü olarak önemi taşıyor.