Türkiye’nin tarım sektöründeki üreticileri, son yıllarda yaşadıkları doğal afetler karşısında giderek daha fazla zorlanıyor. Üreticiler, sık sık gelen ve birbirini takip eden afetlerin, ekonomik ve sosyal açıdan sürdürülebilir bir üretim ortamını ciddi şekilde tehdit ettiğini belirtiyor. Mevcut koşullarda, çiftçinin ekimden hasata uzanan süreçteki tüm çabaları, ani ve yıkıcı afetler nedeniyle sarsılıyor.
Son dönemde yaşanan don, kuraklık, sel, su baskını ve dolu gibi farklı afet türlerinin birbiriyle bağlantılı olarak etkili olması, tarım sektörünü adeta çarklarında dönmek üzere felç etti. Özellikle 65 ilimizdeki şiddetli don felaketi, ardından gelen kuraklık, çiftçinin imkanlarını zorlarken, üretimde ciddi kayıplara yol açtı. Bu durum, birçok ilimizdeki toprakların verimsizleşmesine ve tarımsal üretimin düşmesine neden oldu. Bölgesel farklılıklar göz önüne alındığında, etkilenen bölgelerin çeşitliliği, sorunun boyutunu daha da artırıyor.
Şemsi Bayraktar, bu durumla ilgili yaptığı açıklamada, “Çiftçimizin bir kaç seneden beri görmediği hiçbir afet kalmadı” diyerek, yaşananların üreticiler üzerindeki baskıyı ve maliyetleri gözler önüne serdi. Cumhurbaşkanlığına kuraklıkla ilgili talepte bulunduklarını ve bu konuda çalışmaların yürütüldüğünü belirterek, destek mekanizmalarının hızla devreye alınması gerektiğini vurguladı. Çiftçinin karşı karşıya olduğu bu zorlu koşullarda, devlet desteğinin daha kapsamlı ve hızlı bir şekilde sağlanması gerektiği belirtildi.
Ayrıca, don felaketiyle ilgili yapılan yardım çalışmalarının memnuniyetle karşılanırken, çiftçinin desteklenmesi için gerekli olan iyileştirme ve yenileme çalışmalarının da hız kazanması gerektiği vurgulandı. 2026 yılı için çiftçi desteklerinde yapılacak artış, üreticiler için bir nebze de olsa umut vadediyor. Ancak, afetlerin sıklığı ve şiddeti göz önüne alındığında, uzun vadeli bir strateji ve planlama gerekliliği de ön plana çıkıyor.”} att:false