Türkiye Cumhuriyeti Hazine ve Maliye Bakanlığı, küresel finans arenasında dikkatleri üzerine çeken bir başarıya imza attı. 2037 vadeye sahip, sürdürülebilir temelli (ESG) bir tahvil ihracıyla 1,5 milyar doların tamamını piyasaya sürdü. Bu stratejik hamle, uluslararası yatırımcıların ilgisini çekerek, ülkenin finansal istikrarına ve sürdürülebilirlik hedeflerine olan güvenini pekiştirdi.
İhracın koordinasyonunu üstlenen BNP Paribas, Citibank, ING Bank ve J.P. Morgan gibi önde gelen finans kurumlarının ortak çalışması, 23 Eylül tarihinde tamamlandı. İhracın başarılı bir şekilde sonuçlandırılması, 30 Eylül tarihinde Bakanlığın banka hesaplarına aktarılacak 1,5 milyar dolarlık tutarı garanti altına aldı. Bu operasyon, 2026 yılı dış finansman programının önemli bir parçası olarak konumlandırılıyor ve gelecekteki finansman ihtiyaçlarını karşılamak için bir zemin hazırlıyor.
Tahvilin kupon oranı, 30 Ocak 2037'ye kadar yatırımcılara %7,5 getiri sunarken, toplam getiri oranı %7,65 olarak belirlendi. Bu cazip getiri oranı, özellikle sürdürülebilir finans alanına ilgi duyan yatırımcıların ilgisini çekmeyi başardı. İhracın sonuçlandırılmasında 100'den fazla yatırımcı yer aldı ve bu yatırımcılar, ihraç edilen tutarın üç katından fazla talepte bulundular. Bu durum, piyasadaki güçlü talebi ve Türkiye'nin finansal piyasalardaki itibarını gözler önüne serdi.
Bu başarılı ihracın dağılımında, Birleşik Krallık (%32), ABD (%30), Türkiye (%25), diğer Avrupa ülkeleri (%9) ve diğer ülkeler (%4) gibi çeşitli coğrafi bölgelerden yatırımcılar temsil ediliyor. Hazine'nin bu stratejik tahsis yaklaşımı, uluslararası yatırımcılarla güçlü bir bağ kurma ve çeşitlendirilmiş bir yatırımcı tabanı oluşturma potansiyelini artırıyor. Bu operasyon, 2023 yılından beri gerçekleştirilen ilk ESG tahvili olma özelliğini taşıyarak, Türkiye'nin uluslararası sermaye piyasalarındaki sürdürülebilir finans uygulamalarına olan bağlılığını gösteriyor. 2026 yılına kadar toplam 12,2 milyar dolar tutarında finansman sağlama hedefiyle ilerleyen Hazine, bu başarılı ihracın temelleri üzerinde daha da büyük adımlar atmayı hedefliyor.”}