22 Eylül 2026, New York… BM’nin 81. Genel Kurul Oturumu, küresel arenanın nabzını tutacak önemli bir platformda yeniden açılıyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bu zirvede küresel sistemdeki adaletsizliklere ve çözüm önerilerine dair güçlü bir duruş sergileyecek. Erdoğan’ın sunacağı ‘manifesto’ niteliğindeki konuşma, mevcut uluslararası düzenin derin sorunlarını ve çözüm yollarını tartışacak ilk adımlardan biri olacak.
BM Güvenlik Konseyi’nin jeopolitik karmaşıklıklar nedeniyle zayıfladığı, yapısal reform ihtiyacının aciliyet kazandığı ve büyük güçlerin kendi iradelerini dayatmasının felaketlere yol açtığı gerçeği göz önünde bulundurulduğunda, Erdoğan’ın bu platformda dile getireceği tespitler, küresel siyasetin geleceği için kritik bir dönüm noktası olabilir. Güvenlik Konseyi’nin ‘Ukrayna, Gazze ve Sudan’ gibi krizlere müdahalesindeki yetersizliği, orta ölçekli devletlerin bölgesel çatışmalarda daha fazla cesaretlendirilmesine neden oluyor. Mevcut yapının, 2. Dünya Savaşı sonrası güç dengelerini yansıtan ve günümüz dünyasının ihtiyaçlarına cevap veremeyen bir tasarım olduğu vurgulanıyor.
Bu durum, ‘düşüncesiz yıkım’ ve ‘amansız insani acılara’ yol açan bir çağın getirdiği zorlukları da beraberinde getiriyor. BM’nin ve özellikle Güvenlik Konseyi’nin ‘güven, temsil, hukuk ve kriz çözme’ alanlarındaki yetersizlikleri, uluslararası finans sistemlerinin ve çok taraflı kurumların da güncel sorunlara çözüm üretemediği gerçeğini ortaya koyuyor. Uluslararası hukuk ve insan hakları ihlalleri, ‘küresel cezasızlık’ nedeniyle sıklıkla yaşanıyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bu sorunlara yönelik çözüm önerileri, uluslararası arenada adil ve sürdürülebilir bir düzenin mümkün olduğunu göstermeye yönelik bir çaba olacaktır.
Erdoğan’ın BM’deki konuşmaları, 2014 yılından itibaren sıkça dile getirdiği ‘Daha Adil Bir Dünya Mümkün’ tezini pekiştirecek. Güvenlik Konseyi’nin reforme edilmesi, daha adaletli ve dengeli bir yapıya kavuşması ve hesap verebilirliğinin sağlanması üzerine odaklanılacak. Özellikle 23 Eylül 2025’te gerçekleşecek BM 80. Genel Kurulu’nda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kürsüde dile getireceği konular, jeopolitik riskler ve uluslararası örgütlerde çok taraflılığın korunması gibi önemli başlıkları kapsamayacak. Ayrıca, ‘aile’ kavramının savunulmasının insanlığı ve geleceği savunmakla özdeşleştirileceği, yapay zekânın insanlığın yararına kullanılması gerektiği ve Türkiye’nin ‘Dijital Dünyada Çocuk Hakları Sözleşmesi’ hazırlığı gibi konular da dünya kamuoyunun dikkatini çekecek. Steven Shaw/University of Pennsylvania’dan elde edilen çarpıcı bir bulgu, ‘yapay zekânın öğrencilerde ‘bilişsel teslimiyete’ yol açtığını’ gösteriyor; öğrencilerin ödevleri kendileri yapıp öğrenmek yerine, yapay zekâya yaptırıp cevabını sorgulamadan kabul etmesi, ‘daha hızlı tamamlama, daha az öğrenme’ döngüsüne girmesine neden oluyor. Bu durum, eleştirel düşünme, hatadan öğrenme ve bağımsız problem çözme becerilerini zayıflatıyor.
Bugün, 19 Eylül, aynı zamanda Gaziler Günü. Kıbrıs Gazisi merhum Babam Cemil MÜDERRİSOĞLU olmak üzere ebediyete irtihal eden tüm gazilerimize Allah’tan rahmet, hayatta olanlara sağlıklı, hayırlı ömürler diliyorum. Haklarınız ödenmez!”}”}”