Muğla’nın Menteşe ilçesi sınırlarında, Bayır ve Deştin Mahallesi arasındaki Tekağaç mevkiinde hayata geçirilmek istenen ‘Entegre Çimento Fabrikası ve Hammadde Ocakları’ projesi, yerel halkın duyarlılık gösterdiği bir mesele haline geldi. Bu projeyle bölgenin doğal yapısı, su kaynakları ve yaşam kalitesi üzerinde ciddi riskler olduğu gerekçesiyle direniş başlatıldı. İki kez ‘ÇED olumlu’ kararına itiraz edilmiş, ancak Danıştay tarafından bu kararların iptal edilmesi üzerine Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın talimatıyla yeniden bir ‘ÇED olumlu’ kararı verilmişti.
Bu durum, Deştin Çevre Platformu, Muçep Menteşe Meclisi ve Bayır Çevre Komitesi gibi sivil toplum kuruluşlarının bir araya gelerek ‘Deştin İçin Adalet İstiyoruz: Muğla İdare Mahkemesi Önündeki Nöbetimiz Sürüyor!’ başlıklı bir kampanya başlatmasına yol açtı. Halkın temsilcileri, mahkeme önünde bir ‘Adalet Nöbeti’ düzenleyerek, projenin bölgeye getireceği olumsuz etkileri ve doğa katliamını durdurma taleplerini haykırıyor. Bu nâme, sadece bir protesto eylemi değil, aynı zamanda bölge halkının haklı tepkisinin ve duyarlılığının somut bir göstergesidir.
Açıklamalarda, projenin bölgedeki ekolojik dengeyi ciddi şekilde bozacağı, ormanları, zeytinlikleri ve su kaynaklarını tahrip edeceği vurgulanıyor. Bilimsel raporlar, bilirkişi incelemeleri ve halkın haklı isyanı, bu projenin kabul edilemez bir risk oluşturduğunu gösteriyor. Halk, hukukun üstünlüğünü ve kamu yararını gözetilmesini talep ederek, mahkeme kararına dikkat etmesini ve bölge halkının yaşamını koruyacak bir karar almasını bekliyor. Anayasa’nın 56. maddesi, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını güvence altına alıyor ve bu nâme, bu hakkın savunulması için verilen bir mücadeledir.