Urla'nın geleceği için önemli bir dönüm noktasında toplanan sivil toplum kuruluşları, yerel yönetim temsilcileri ve bölge halkı, otoyol özelleştirme projelerinin potansiyel sonuçlarına karşı güçlü bir şekilde uyarıda bulundu. İzmir-Çeşme ve İzmir-Aydın Otoyolu gibi yolların özel sektöre devredilmesiyle bölgedeki ulaşım, ekonomi ve yaşam kalitesinde yaşanabilecek olumsuzlukların acilen değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.

Toplantı, Urla Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi’nde düzenlendi. Katılanlar arasında Urla Belediye Başkanı Selçuk Balkan, CHP’li eski milletvekili Musa Çam, Çeşme Kent Konseyi Başkanı Dr. Ahmet Güler ve çok sayıda yurttaş yer aldı. Başkan Balkan, Urla’nın sadece bir belde olmadığını, aynı zamanda eğitim, kültür ve turizm açısından önemli bir merkez olduğunu belirterek, otoyol projelerinin bölgedeki mevcut dengeleri nasıl etkileyeceğine dikkat çekti. ‘Bir kent planlarken sadece binaları değil, nüfusu, altyapısını, su kaynaklarını, kanalizasyon sistemlerini, park yerlerini ve trafik akışını da göz önünde bulundurmalısınız,’ diyerek, kapsamlı bir yaklaşımın önemini vurguladı.

Toplantıda konuşan Dr. Ahmet Güler, geçmişte Urla’da başlatılan otoyol eylemlerine atıfta bulunarak, 1992 yılında yapılan otoyolun yapım maliyetinin 672 milyon dolar olduğunu hatırlattı. Bugün Türkiye’deki yedi otoban ve iki köprü için 8-10 milyar dolar gibi astronomik bir rakam talep edilmesinin, gerçekten kamu yararını mı hedeflediğini sorguladı. Ayrıca, 29 Mart’ta Urla’da çıkan çoban ateşine işaret ederek, geçmişte yaşanan sorunlara dikkat çekerek, bölgenin geleceği için daha sağlam ve sürdürülebilir çözümlerin bulunması gerektiğini vurguladı.

Avukat Şehrazat Mercan, yasal yollara başvuracaklarını ve kamu menfaatlerini koruyacaklarını açıkladı. İzmir Çeşme yolunun kamusal statüye kavuşturulması için mücadele etmeye devam edeceklerini belirterek, sürecin takipçisi olacağının altını çizdi. Otoyol özelleştirme planlarının, Urla’nın ekonomik ve sosyal yapısını olumsuz etkileyebileceği ve yaşam maliyetlerini artırabileceği konusunda endişelerini dile getirdi. Bu durumun, çiftçilerden esnafa, emekçilerden turistlere kadar bölgedeki tüm kesimleri olumsuz etkileyeceği vurgulandı. Son olarak, Urla Demircili’de yaşanan gemi sorununa ilişkin verilen mücadele ve geminin kaldırılması için yapılan eylemler hatırlatılarak, bölge halkının sesinin duyulması gerektiği belirtildi.