Arnavutköy'ün kalbindeki Sazlıbosna bölgesinde, inşaat sektöründe çalışan işçiler, uzun süren gecikmelerle birlikte hak talepleri için harekete geçti. Emlak Konut GYO’ya ait TOKİ projesinde görev alan 75 Yapı Yol-İş üyesi, ana yüklenici firma ile taşeron firmaların ödemeler konusunda gösterdikleri ilgisizliğe karşı, şirket yönetimiyle yoğun görüşmelerin ardından şantiyenin önünde bir protesto eylemi başlattı. Bu eylem, işçilerin temel haklarını savunma ve alın teriyle kazandıkları gelirin zamanında ödenmesini talep etme girişimi olarak başladı.
Eylemin merkezinde, maaşlarının 3 aydır ödenmediği iddiasıyla birlikte işçilerin dile getirildiği durumlar yer aldı. Güvenlik görevlilerinin eylemcilere yönelik sert müdahalesi, gerilimin tırmanmasına neden oldu. Protestocuların, haklarını savunurken karşılarında çıkan güvenlik güçleriyle arasında çıkan arbedede, iki işçi gözaltına alındı. İşçiler, gözaltına alınan arkadaşlarının güvenlik güçleri tarafından orantısız ve keyfi bir şekilde tutulduğunu iddia ederek, taleplerinin met edilemediğini savundu. Bu durum, işçiler arasında daha da büyük bir öfke ve isyan yaratırken, eylemin şiddetini artırdı.
Eylemde yer alan işçilerden birinin açıklaması, yaşananların boyutunu gözler önüne serdi. “Firmalar haklarımızı ödemeden şantiyeden çıkmamızı istiyor. Hakkımızı talep ettik fakat ana firmaya bağlı güvenlik görevlileri arkadaşlarımıza saldırıda bulundu. İki arkadaşımız gözaltına alındı. Baskılarla bizi yıldıramazsınız. Haklarımızı almadan eylemimizi bitirmeyeceğiz, şantiyeyi terk etmeyeceğiz.” ifadeleri, işçilerin kararlılığını ve direnişini açıkça ortaya koydu. İşçiler, hak taleplerinin met edilememesi ve gözaltına alınmalarına rağmen eylemlerini sürdürme kararlılığını koruyor.
<Şu an itibarıyla, şirket yönetiminin ödemeler konusunda uzlaşma teklifleri kabul görmüş ve işçilerin şantiyedeki bekleyişi devam ediyor. Ancak, işçiler hak taleplerinden vazgeçmeyeceklerini ve eylemlerini sonuna kadar sürdüreceklerini belirtiyor. Bu durum, inşaat sektöründe çalışan işçilerin haklarının korunması ve adil ücretli çalışma koşullarının sağlanması konusunda önemli bir tartışma başlatırken, Sazlıbosna'daki olaylar, işçi sınıfının sesinin duyulması için bir fırsat sunuyor.