Türkiye’nin enerji stratejik önceliğiyle tarımsal zenginliği arasında hassas bir denge kurulması gerektiği vurgulandı. Zafer Partisi Çevre, Şehircilik ve Kültür Başkanı Esmaül Hüsna Aslan, Trakya’da gerçekleştirilecek olan büyük ölçekli petrol ve doğal gaz arama faaliyetleriyle ilgili olarak, hükümetin aldığı acele kamulaştırma kararlarını dikkatli bir şekilde değerlendirmeye yönelik önemli uyarılar yaptı.
Resmi Gazete’de yayımlanan 11738 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı’nın, TPAO’nun “Trakya Petrol ve Doğal Gaz Arama ve Üretim Projesi” adıyla yürütülecek olan kapsamlı operasyonuyla ilgili olduğunu belirten Aslan, kamulaştırılacak olan alanların, özellikle tarım arazileri, meralar ve ormanlık alanların detaylı bir şekilde kamuoyuna sunulması gerektiğini savundu. Sadece kuyu sayısının değil, projenin su ihtiyacının da açıkça belirtilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu durumun, bölge halkının haklarını koruma ve projenin sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından kritik bir öneme sahip olduğunu ifade etti.
Aslan, acele kamulaştırma yönteminin uygulanma gerekçesinin net bir şekilde ortaya konulması gerektiğini, bu sürecin kamuoyunda şeffaflık ve güven oluşturması gerektiğini vurguladı. Kamulaştırılacak olan toprak miktarının, yol, boru hattı, enerji nakil hatları, sondaj alanları ve depolama tesislerinin bölgeye etkilerinin kapsamlı bir şekilde analiz edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Bu analizler, projenin sadece bir bölümünü kapsayan verilerle değil, tüm bölgenin toplam ve kümülatif etkilerini gösteren bütüncül bir değerlendirme yapılmasını gerektiriyordu. Bu sayede, bölge halkının endişelerinin giderilmesi ve projenin bölgenin geleceği için en uygun şekilde planlanması mümkün olacaktı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın Trakya’da kaya gazı çalışmalarına yönelik açıklamaları ve hidrolik çatlatma yöntemlerinin su kaynakları üzerindeki potansiyel etkileri de Aslan tarafından ele alındı. Özellikle, kuyulardan sızabilen 300 bin metreküplük su iddialarının TPAO ve Bakanlık tarafından açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtildi. Projenin su ihtiyacı, kaynakların kullanımı ve atık su yönetimi gibi konularda detaylı ve şeffaf bir bilgi paylaşımının sağlanması, bölge halkının ve çevrecilerin güvenini kazanmak için hayati önem taşıyordu. Trakya’nın doğal kaynaklarının korunması ve tarımsal üretimin sürdürülebilirliği hedeflenirken, enerji yatırımlarının da bu stratejik hedeflere uygun bir şekilde planlanması gerektiği vurgulandı. Türkiye’nin yerli enerji kaynaklarına yönelme çabalarının, tarımsal üretimin ve doğal kaynakların korunmasıyla uyumlu bir şekilde ilerlemesi gerektiği de belirtildi.