Türkiye’nin mevcut siyasi ve ekonomik atmosferi, YENİ Parti’nin Grup Başkan Vekili Ali Mahir Başarır tarafından sert bir şekilde eleştirildi. Başarır, ülkenin en temel ihtiyaçlarının –beslenme ve barınma – karşılanamaması durumunda, iktidarın meşruiyetini sorguladı. İktidarın, yurttaşların en temel hak ve sorumluluklarını yerine getirmesini sağlayacak bir kapasiteye sahip olmadığını belirterek, bu durumun mevcut yönetim için bir ‘miadı dolmuş’ sinyali olduğunu savundu.

Basın toplantısında gündeme gelen en dikkat çekici noktalar, vergi adaletsizliğine, akaryakıt fiyatlarındaki aşırılığa, kamu harcamalarındaki israfa ve finans sektöründeki yüksek borçluluk oranlarına yönelik Başarır’ın açıklamaları oldu. Merkez Bankası’nın rezervlerinde yaşanan düşüş, yurt dışına yapılan yüksek faiz ödemeleri ve tüketicilerin borç yükünün tavan yapması gibi konular, Başarır’ın eleştirilerinin merkezine yerleşti. Özellikle, 7 milyon 132 bin icra dosyası ve iflas bayrağını açıklayan işletmelerin durumu, ekonomik sıkıntıların boyutunu gözler önüne serdi.

Başarır, İstanbul, Ankara, İzmir, Muğla ve Antalya gibi büyük şehirlerdeki ortalama kira fiyatlarının asgari ücret ve emekli maaşının çok üzerinde olduğunu belirterek, bu durumun, iktidarın temel sorunlara çözüm üretememesinin bir göstergesi olduğunu vurguladı. Seçimlerin, Türkiye’nin siyasi düzeninde bir zorunluluk olduğunu, vatandaşların ise bu zorunluluğa mecbur olmadığını, yani mevcut koşullara razı olmadığını ifade etti. ‘Nisan’ ayında seçim yapılması gibi gündemlere ilişkin spekülasyonlara da yer vermeyen Başarır, anayasal düzenin, seçimlerin her koşulda yapılması gerektiğini vurguladı.

Başarır’ın açıklamaları, özellikle emekli ve işçilerin maaşlarına yapılacak düzenlemenin aciliyetine dikkat çekti. TBMM’nin 1 Ekim’de açılmasının ardından, akaryakıt sorununu çözmek ve emekli-işçi-memur maaşlarına düzenleme yapma zorunluluğunu ilk öncelik olarak belirlediğini açıkladı. Bu hamlenin, ülkenin ekonomik ve sosyal dengesini yeniden sağlamaya yönelik bir adım olacağını öngören Başarır, iktidarın bu sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini vurgulayarak, seçim sürecinin, ülkenin geleceği için bir fırsat olduğunu hatırlattı.