MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son dönemde medyada yaşanan belirli isimlere yoğunlaşma trendine karşı beklenmedik bir hamle yaptı. Terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın İmralı Adası'ndaki konutuna ilişkin iddialar üzerine yapılan açıklamalar, aslında daha geniş bir endişeyi ortaya koydu. Gazeteci Ceyhun Bozkurt'a yaptığı açıklamada, ‘villa’ olarak bahsedilen yapının aslında 250 metrekarelik bir konut olduğunu ve Öcalan’ın burada görüşmelerini yürütebileceğini, mesajlarını aktarabileceğini belirtti. Bahçeli, Öcalan’ın ‘statü’ konusundaki sorgulamalarına da yer vererek, Barış Süreci Siyasallaşma Koordinatörlüğü’nün hala geçerli teklif olduğunu vurguladı.
Ancak Bahçeli’nin açıklamalarının en dikkat çekici noktası, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın televizyon kanallarında aşırı öne çıkarılmasına yönelik tepkisi oldu. ‘Üç dört tane yayın organının Terörsüz Türkiye sürecini vatandaşlara anlatması ve bunların detaylarını paylaşması önemliyken sabahtan akşama kadar Ekrem İmamoğlu diyorlardı, şimdi de Mansur Yavaş diyorlar. Resmen açık açık PR yapıyorlar,’ ifadeleriyle medya dengesizliğine dikkat çekti. Bu durum üzerine, MHP lideri, konuyu yakından takip edecek bir kişiyi görevlendirdi. ‘Geçenlerde bir arkadaş çağırdım ve o kanalları izleyin, kaç kez Mansur Yavaş ismi zikrediliyor,’ diyerek, bu görevi yerine getirdi.
Bu hamle, aslında medya ve siyaset arasındaki ilişkiyi yeniden sorgulama çabası olarak yorumlanabilir. Bahçeli, Yavaş’ın aşırı görünümüne karşı bir denge kurmaya çalışırken, aynı zamanda medya kuruluşlarının haber akışında yaşanan dengesizlikleri de işaret ediyor. Bu durum, özellikle seçim yaklaşırken, farklı siyasi aktörlerin kamuoyunda nasıl algılandığı ve etkileşimde bulunduğu konularında önemli bir tartışma zemini oluşturuyor.