Japonya ekonomisi, uluslararası piyasalardaki dalgalanmaların etkisiyle yeni bir zorluğa girdi. Maliye Bakanlığı’nın paylaştığı ilk veriler, Ağustos ayında ülke çapında 1,1 trilyon yenlik bir dış ticaret açığına işaret ediyor. Bu durum, ülkenin dış ticaret dengesinin dördüncü ayında da açıkla sonuçlanmasına neden oldu. Temmuz ayında kaydedilen 634,5 milyar yen’lik açık, bu ayki artışla önemli ölçüde yükseldi.

Bu açığın temel nedeni, özellikle Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin sebep olduğu petrol fiyatlarındaki aşırı yükseliş oldu. Japonya, enerji ihtiyacının neredeyse tamamını ithalatla karşılıyorsa da, bu durum onu petrol fiyatlarındaki dalgalanmalara karşı oldukça hassas hale getiriyor. Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiğindeki aksamalar ve bölgedeki çatışmalar, Japonya’nın enerji güvenliği konusundaki endişelerini de artırıyor.

Ağustos ayında, ham petrol ithalatı yüzde 3,6 oranında artarken, bu artışın maliyeti yüzde 58,7’lik dramatik bir yükselişle karşılandı. Bu durum, Japonya’nın ithalat maliyetlerini önemli ölçüde yükseltirken, ihracatın büyüme hevesi de bu açığı telafi etmekte yetersiz kaldı. Bilgisayar çipleri ve otomobiller gibi yüksek değerli ürünlerin ihracatı, Japonya’nın dış gelirlerine katkıda bulundu ancak enerji ithalatındaki aşırı artış, dış ticaret dengesini yeniden açığa sürükledi.

Piyasalar, Japonya Merkez Bankası’nın (BOJ) önümüzdeki toplantısında faiz oranlarını artırma ihtimaline yoğunlaşmış durumda. Brent petrolün varil başına 100 doların üzerine çıkmasıyla birlikte, Japonya’nın enerji maliyetleri hızla yükseldi ve bu durum, BOJ’nin faiz politikası kararlarını etkileme potansiyelini artırıyor. Faiz oranlarının yükseltilmesi, yenin değerini artırarak ithal malların maliyetini düşürebilirken, Toyota gibi ihracat odaklı şirketlerin yurt dışı gelirlerinin yen karşılığını olumsuz etkileyebilme riskini de beraberinde getiriyor.