Küresel enerji piyasasında yaşanan karmaşık bir dönüşüm, Türkiye'de motorin fiyatlarının beklenmedik bir yükselişle karşılaşmasına neden oldu. Körfez ülkelerinin ve Rusya’nın petrol ürünleri ihracatındaki ani düşüşler, küresel motorin arzında ciddi bir açığı beraberinde getirdi. Bu durum, uluslararası ticaret akışlarını sekteye uğratırken, Türkiye gibi ithalata bağımlı ekonomilerde de pompa fiyatlarına doğrudan yansımalar yaşanmaya başladı.
Uluslararası Enerji Ajansı (IEA) tarafından yayınlanan son raporlar, Körfez ülkelerinin net motorin ve gaz yağı ihracatındaki azalmayı gözler önüne serdi. Ağustos ayında günlük ortalama 390 bin varile düşen bu ihracat, savaş öncesi seviyelerin dörtte birinin altında bir rakam oluşturuyor. Rusya’daki rafineri operasyonlarındaki kesintiler de bu durumu daha da karmaşık hale getirerek, küresel tedarik zincirindeki kırılganlığı daha da belirginleştirdi.
Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğindeki aksaklıklar, rafinerelere ulaşan ürün akışını ciddi şekilde yavaşlatarak, özellikle Akdeniz piyasasında motorin arzında belirgin bir kıtlığa yol açtı. Bu durum, motorin fiyatlarının ham petrol fiyatlarından daha hızlı yükselmesine neden oldu. Almanya, Fransa ve ABD gibi büyük ekonomilerde litre başına 1,8 ila 2,4 euro arasında seyreden motorin fiyatları, ABD’de 6 doların üzerine çıkarken, bu durum küresel piyasalarda büyük bir endişe yaratıyor.
Türkiye’de de bu küresel dalgalanmaların etkisi hissediliyor. Şubat sonunda 60-62 lira civarında olan motorin fiyatları, yaşanan arz kıtlığı ve döviz kurlarındaki dalgalanmalar nedeniyle eylül ayında 100 lira civarına yükseldi. Türkiye’deki motorin fiyatı hesaplamasında, Akdeniz piyasasının fiyatları, döviz kuru, ÖTV, dağıtıcı ve bayi marjları, nakliye maliyetleri ve KDV gibi unsurlar dikkate alınarak belirleniyor. Yurt içi üretiminin sadece %53’ünü karşılayabilmesi ve ithalatın %47’lik kısmını oluşturması nedeniyle Türkiye, küresel arzdeki herhangi bir değişimden doğrudan etkileniyor.