Türkiye’nin gündemini uzun süre meşgul eden Kâşif Kozinoğlu davası, 12 yıl sonra yeniden dikkatleri üzerine çekti. Dosyanın merkezinde yer alan Kozinoğlu, sadece bir gazeteciden çok daha büyük bir operasyonun parçası mıydı? Yoksa FETÖ’nün MİT’e sızma girişimi için bir araç mıydı? Bu karmaşık soru, adeta bir bulmaca gibi, geçmişin izlerini takip etmeyi gerektiriyor.
Olayın ilk kıvılcımı, FETÖ’ye yakınlığıyla bilinen Bugün gazetesi müdürü Erkan Acar’ın ‘Kod Adı: Köroğlu’ adlı kitabıyla başladı. Kitap, Kâşif Kozinoğlu’na karşı yürütülen bir operasyonel çalışmaydı. Ancak kitabın içinde, Kozinoğlu’nun Afganistan’daki Türk Okulları ile ilişkileri ve bu okulların Türkiye’ye yönelik olumsuz raporlar vermesiyle ilgili çarpıcı detaylar yer alıyordu. Bu durum, Kozinoğlu’nun sadece bir gazeteci değil, aynı zamanda stratejik bir öneme sahip bir figür olduğunu gösteriyor.
Dava sürecinde, Kozinoğlu’nun telefonlarının dinlenmesi, MİT yetkilileriyle yaptığı görüşmelerin dava dosyasına eklenmesi ve hatta MİT Özbekistan temsilcisinin telefon numarası gibi hassas bilgilerin de açıkça yer alması büyük tartışmalara yol açmıştı. Bu durum, Kozinoğlu’nun MİT’in operasyonel hedeflerine dahil edildiği ve sadece bir gazeteci olarak değil, bir “halka” olarak kullanıldığı ihtimalini güçlendiriyordu. İddianamelerin kurgulanmasında, MİT’i kriminalleştirmek ve tasfiye etmek gibi bir amacın da göz önünde bulundurulduğu düşünülüyor.
Şimdi, soruyu daha geniş bir perspektife taşıyalım. Kozinoğlu’nun tutuklanmasını destekleyen, iktidar medyası yazarları tarafından “ilginç gelişmelere hazır olmalıyız” şeklinde yorumlanan savunmalar sorgulanmaya başlandı. Bu destek, Kozinoğlu’nun aslında FETÖ’nün MİT’e sızma operasyonunun bir parçası olduğu gerçeğini maskeliyordu mı? Bu sorunun cevabı, Kâşif Kozinoğlu davasının ardındaki gerçeği anlamamızı sağlayacaktır. 1921 Anayasası taslak metnindeki “tam muhtariyet” ifadesinin günümüze yansıyan etkileri ve Theodor Adorno ve Walter Benjamin gibi düşünürlerin sinemanın insan algısı üzerindeki etkilerine bakarak, bu karmaşık olayın farklı boyutlarını değerlendirmek gerekiyor.