Türkiye’nin madencilik sektöründeki hassas noktaları hala tartışılırken, Soma Maden Katliamı’nın ardından yaşanan olaylar, adeta bir karanlık tablo çizmeye devam ediyor. 13 Mayıs 2014’te meydana gelen ve 301 değerli canımızı yutan felaketin ardından, sorumluların hesap vermesi beklentisi sürerken, yeni bir gelişme ortaya çıktı. Facianın yaşandığı dönem sahayı denetlemekle görevli olan Bedri Uzunpınar’ın, Cumhurbaşkanlığı’nda benzer bir görev üstlenmesi, kamuoyunda büyük bir şaşkınlık ve tepki uyandırdı.

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesi’nin 3 Temmuz’da aldığı karar, Soma Katliamı’nın ardından yaşanan karmaşayı daha da derinleştirdi. Mahkeme, ilk derece mahkemesinin Bedri Uzunpınar’a yönelik ‘görevi kötüye kullanmak’ suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB) kararını onadı. Ancak, hak ve yetkinin kötüye kullanılması nedeniyle Uzunpınar’ın yanı sıra diğer 12 sanıkla birlikte, cezanın infazından sonra başlayacak 2 ay 15 gün süreyle memuriyet ve kamu hizmetlerinden men edilmesi kararı verildi. Bu karar, adalet arayışının ne kadar zorlu ve uzun sürebileceğinin somut bir örneğini oluşturuyor.

Kararın ardından, Uzunpınar, 14 Temmuz’da “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi Devlet Bilgi Koordinasyon Merkezi”nde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Temsilcisi olarak atanarak, yeni bir görevine başladı. Uzunpınar’ın, Soma sürecinde Türkiye Kömür İşletmeleri (TKİ) bünyesinde denetim ve Rödovans Birimi Müdürü olarak görev yapmış olması, mevcut durumun ne kadar düşündürücü olduğunu pekiştiriyor. Ancak, Uzunpınar’ın FETÖ bağlantıları nedeniyle kapatılan Madenciler Dayanışma Derneği’nin kurucu yöneticisi olduğu iddiaları, soruşturmanın derinleşmesine ve yeni şokların yaşanmasına zemin hazırlıyor.