Çanakkale Bienali, 20 yıllık sanatsal mirasını genişleterek 10. edisyonuyla yeni bir dönüm noktasında. CABININ isimli organizasyon, bu önemli kilometre taşına, yenilikçi sanat eserleri, uluslararası işbirlikleri ve çok disiplinli yaratıcılık anlayışıyla hazırlanıyor. Bienalin bu evrimsel adımı, Dardanel, Kale Grubu, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü, Çanakkale Belediyesi ve Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi gibi güçlü ortaklıklar sayesinde şekilleniyor. 1915 Çanakkale Köprüsü ve Otoyolu’nun da desteğiyle, Troya Kazı Başkanlığı, ÇATKAV ve Troia Vakfı’nın yerel katkılarıyla, bienal, çağdaş sanatın sınırlarını zorlayarak izleyicilere benzersiz bir deneyim sunuyor.
10. edisyonun kalbi, 60’tan fazla sanatçının ve 15 sergi mekânının buluştuğu geniş bir platform oluşturuyor. Hollanda, Almanya, Güney Kore, İngiltere, Çin, Romanya, Fransa ve Belçika’dan gelen sanatçılar, ‘Metcezir // Ebb & Flow’ teması etrafında şekillenen projelerini sunuyor. Bu devinim metaforu, su ve toprak arasındaki sürekli etkileşimi, hafızayı ve dönüşümü merkeze alıyor. Sergilenen eserler arasında A. Serkan Aka, Adina Mocanu, Alex Long Yuan, Andreas Treske, Annika Boll, Ayça Telgeren, Aylin Zaptçıoğlu, Burçak Bingöl, Burcu Erden, Can Altay, Canan Bozbağ, Carmen Bouyer, Derya Geylani, Dilara Akay, Ece Kibaroğlu, Eda Çekil, Edward Burtynsky & Alkan Avcıoğlu, Elif Uras, Evren Karayel Gökkaya, Eymen Aktel, Fulya Çetin, Funda Susamoğlu, Füreya Koral, Gerrit Frohne-Brinkmann, Gizem Boyacıoğlu, Gökçe Kınay, Gözde Mimiko Türkkan, Gülden Ataman, Gülfidan Özmen, Hakan Yılmaz, Halil Yoleri, Hyeseung Lee, İlhan Sayın, Johannes Vogl, Kay Aplin, Kemal Tizgöl, Lara Ögel, Laurent Lacotte, Leyla Pekmen, Manfred Heinze, Meliha Coşkun, Melike Abasıyanık Kurtiç, Mark Verkerk, Meral Değer, Merve Mepa, Mesut Öztürk, Murat Yıldız, Mustafa Tunçalp, Nermin Kura, Oddviz, Ozan Atalan, Öznur Işır, Renée Levi, SENA - SEDNA, Serdar Yılmaz, Stijn Ank, Süleyman Yılmaz, Sunbin Lim, Tardu Kuman, Uğur Cinel, Volkan Aslan, Yaren Yıldız, Yasemin Özcan gibi isimler yer alıyor.
Bienalin yaratıcı odak noktası, ‘Metcezir // Ebb & Flow’ başlığı altında su ve toprak arasındaki karmaşık ilişkilere odaklanıyor. Bu tema, Çanakkale’nin kıyı coğrafyasının sunduğu benzersiz fırsatlardan ilham alıyor. Suyun ilerleyişi ve geri çekilmesi, doğal bir devinim döngüsü olarak, zamanın, hafızanın ve yaşamın dönüşüm sürecini temsil ediyor. Bu evrensel döngü, hem doğanın hem de insanlığın varoluşsal sorgulamalarını ortaya koyarken, bienal izleyicilere, bu iki temel unsur arasındaki derin bağlantıları keşfetme imkanı sunuyor. Sergiler, performanslar, paneller ve atölyeler aracılığıyla, sanatçılar ve küratörler, bu temayı farklı disiplinlerden ele alarak, izleyicilere çok boyutlu bir deneyim sunuyor.
10. Çanakkale Bienali, sadece sergilerle sınırlı kalmayarak, kent merkezinden kırsal bölgelere uzanan geniş bir coğrafyayı kapsayan özgün bir deneyim sunuyor. Ayvacık Tartışık Köyü, Adatepe Zeytinyağı Müzesi gibi yerel kültürel mirasın yanı sıra, Troya Müzesi ve MAHAL sanat ekosisteminde yer alan kurumlar da bienalin önemli bir parçası. Bu geniş coğrafyada sanatçıların üretimi, bölgenin doğal, kültürel ve tarihsel katmanlarını yeniden yorumlarken, izleyicilere Çanakkale’nin zengin mirasını daha yakından tanıma fırsatı sunuyor. Bienal, sanatın sınırlarını aşarak, kentin, kırsalın ve gündelik yaşamın içine yerleşerek, yerel topluluklarla etkileşim kuruyor ve kültürel çeşitliliği destekliyor.