Salt Beyoğlu’nda açılan ‘Denizaşırı: Özer Kabaş ve Zamanları’ sergisi, sanat dünyasının tanınmış ismi Özer Kabaş’ın 1960’lardan 1990’lara uzanan, çok katmanlı yaratıcılığını keşfetmek için eşsiz bir fırsat sunuyor. Sergi, sanatçı, eğitimci ve yazar Kabaş’ın eserlerinin yanı sıra, akademik çalışmaları ve düşünceleriyle Türkiye’nin kültürel ve sanatsal gelişimine yaptığının katkısını anlamak adına önemli bir kaynak teşkil ediyor.

Sergide, Kabaş’ın Robert Kolej’deki mühendislik eğitiminden sonra Yale School of Art’ta edindiği benzersiz bakış açısı, eserlerinde kendini yansıtıyor. Yapısal analiz yeteneği ile ifade özgürlüğünü birleştirerek, batı ve doğu kültürlerini sentezleyen, ‘sentez’, ‘montaj’ ve ‘etkileşim’ gibi kavramları kullanarak yerel ve küresel sanat ortamları arasındaki ilişkiyi derinlemesine inceleyen bir sanatçı olarak öne çıkıyor. Kabaş’ın deniz, emek ve insan ilişkilerine odaklanan resimlerinde, doğayla uyum içinde, imgeleri üst üste yığarak ve dalgaların, gökyüzünün ve mitolojik yaratıkların animistik bir doğa yorumunu oluşturarak yarattığı görsel dünyası, izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Ayrıca, eğitimci kimliğiyle de öne çıkan Kabaş, Robert Kolej’de öğretim üyeliği yapmış, Social Hall’un direktörlüğünü ve Robert Kolej Sinema Kulübü’nün danışmanlığını üstlenerek, genç sanatçıların yetişmesine ve kampüsteki kültürel atmosferin gelişimine büyük katkı sağlamıştır. İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisi’ndeki (Mimar Sinan Üniversitesi) Temel Sanat Eğitimi Kürsüsü’nün kurucu kadrosunda yer alarak, Josef Albers’ten öğrendiği Bauhaus yaklaşımını bu programa taşıyarak, sanat eğitimine yeni bir boyut kazandırmıştır. Kabaş’ın mirası, sadece sanat eserleriyle değil, aynı zamanda eğitim anlayışıyla da birleşerek, Türkiye’nin sanatsal ve entelektüel geleceğine yön vermeye devam ediyor.