Kolombiya'nın iç bölgelerinde yaşanan talihsiz bir uçak kazası, uluslararası arenada büyük yankı uyandırdı. Mehmet Çankaya'nın kullandığı Cessna tipi uçak, yerel saatle sabah 09.23'te kaybolmuş ve arama kurtarma ekipleri, yoğun çabalarıyla uçağın enkazına ulaşmayı başardı. Bu zorlu süreçte, Türkiye ve Kolombiya arasındaki işbirliği, başarıya ulaşmada kritik bir rol oynamıştı.

Kaza bölgesine, uçağın enkazına ulaşmanın zorluğunu artıran sarp ve engebeli araziler nedeniyle, ilk etapta helikopterlerle kurtarma ekipleri indirildi. Ancak, arazinin yapısı nedeniyle helikopterlerin doğrudan enkaz noktasına inmesi mümkün olmadı. Ekipler, bu nedenle, yaklaşık üç günlük titiz bir yürüyüşün ardından, kaza bölgesine yakın bir noktaya helikopterlerle inerek, zorlu arazi koşullarında ilerlemeyi sürdürdüler ve sonunda uçağın enkazına karadan ulaşmayı başardılar.

Uçağın parçalarının geniş bir alana yayıldığı ve dağın dik yamaçlarına çarptığı bölgede, arama kurtarma ekipleri tarafından detaylı incelemeler yapıldı. Bu süreçte, uçağın çöküş nedenleri ve kazaya yol açan faktörler belirlenmeye çalışılıyor. Bölgenin Kolombiya'nın en ulaşılması güç coğrafyalarından biri olması, kurtarma çalışmalarını daha da zorlaştırmıştı. Ekipler, hava ve kara unsurlarının koordineli çalışmasıyla bu zorluğun üstesinden gelmeyi başardılar.

Kolombiya Sivil Havacılık Otoritesi ve kurtarma ekipleri, uçağın düşüşünü Risaralda bölgesine bağlı Pueblo Rico belediyesi sınırlarında, yüksek irtifada bir dağlık alanda gerçekleştirdiğini tespit etti. Uçağın kaybolmasının ardından devreye giren acil durum radyo vericisi (ELT), arama çalışmalarına katkı sağladı. Bu operasyon, uluslararası işbirliğinin ve acil durum yönetimindeki başarının bir örneği olarak kayıtlara geçiyor.