Değerli metaller, özellikle altın ve gümüş, küresel piyasalardaki belirsizliklerin etkisi altında karmaşık bir seyir izliyor. ABD’nin tahvil piyasalarındaki sert yükseliş, değerli metallerin fiyatlarını olumsuz etkilemeye devam ederken, doların beklenmedik zayıflığı bu etkilerin etkisini azaltma potansiyeli taşıyor. Federal Rezerv’in yaklaşan faiz kararı, piyasalarda belirsizliği daha da artırarak, altın ve gümüş fiyatlarında kısa vadeli dalgalanmalara neden olabilir.
Tahvil getirilerindeki artış, yatırımcıların riskten kaçınma eğilimini tetikleyerek altın ve gümüş gibi faiz getirisi sunmayan varlıklara olan talebi azaltıyor. 10 yıllık ABD tahvil getirisi, son dönemde 5 doların üzerine çıkarak, 2023’teki zirveleri aşmış durumda. Bu durum, altın ve gümüşün yatırımcılar için cazibesini azaltırken, piyasada doların değer kaybetmesi, değerli metallerin düşüşü yavaşlatıyor.
Dolar endeksindeki gerileme, altın ve gümüş fiyatları üzerinde önemli bir etki yaratıyor. Normalde tahvil getirilerindeki yükselişin ardından doların değer kazanması beklense de, son dönemde dolar endeksi yaklaşık %1 oranında düştü. Bu durum, altın ve gümüşün daha dirençli kalmasına yardımcı oluyor. Yatırımcılar, doların zayıflığı ve tahvil getirilerindeki artış arasındaki bu ayrışmayı, değerli metallerdeki yatırım fırsatları olarak değerlendirebilir.
Altın için 4.400 dolar ve gümüş için 63,29 dolar kritik seviyeler olarak öne çıkıyor. Altın, Eylül başından beri gerileyen fiyatını toparlanarak 4.400 dolar ve ardından 4.510,80 dolar seviyelerine ulaşabilir. Bu seviyelerin aşılması, yükseliş trendinin devam ettiğine işaret edebilir. Ancak, fiyatın 50 günlük ortalamanın altına düşmesi durumunda 4.200 dolar seviyesi gündeme gelebilir. Gümüşte ise 63,29 dolar seviyesi, fiyatın gerilemeyi durdurmaya çalıştığı önemli bir destek noktasıdır. Bu seviyenin kırılması durumunda 61 dolar, 57 dolar gibi daha düşük seviyelere gerileme beklenebilir. 63,29 doları aşılması halinde ise 67,50 dolara doğru toparlanma ihtimali güçlenebilir.