Türkiye’nin kırsal bölgelerinde, tarımsal üretimde karşılaşılan en büyük sorunlardan biri, çiftçinin finansman ihtiyacının artmasıdır. Yüreğir Ziraat Odası Başkanı Mehmet Akın Doğan, bu durumun, tarımsal üretimde yaşanan artan girdi maliyetlerinin doğrudan bir sonucu olduğunu vurguladı. Mazot, gübre, tohum, ilaç gibi temel girdilerin fiyatlarındaki yükseliş, çiftçinin ekimden hasada kadar yaptığı harcamaları önemli ölçüde artırmış, mevcut maliyetleri karşılamakta yetersiz kalmasına neden olmuştur.

Akın Doğan, üreticinin tarlasını ekebilmek için geçmiş yıllara kıyasla çok daha yüksek bir sermayeye ihtiyaç duyduğunu belirtirken, piyasadaki yüksek faiz oranlarının da bu durumu daha da zorlaştırdığını ifade etti. Üreticinin kredi maliyetlerinin doğrudan üretim kararlarına yansıdığını ve bu durumun, tarımsal üretimi ciddi şekilde olumsuz etkilediğini vurguladı. Çiftçinin, ürününü satmadan aylarca ileride harcamaları yapmak zorunda kalması, bu sorunun temel nedenlerinden biridir.

Öte yandan, yüksek faiz ortamının, sadece mevcut üretimi değil, tarım sektöründeki yatırımları da erittiğini belirten Akın Doğan, çiftçilerin makine yenileme, modern sulama sistemlerine geçiş gibi verimliliği artıracak yatırımlar konusunda daha temkinli davrandığını kaydetti. Çiftçinin önümüzdeki sezonu nasıl tamamlayacağını hesaplaması ve işletme sermayesi yetersizliği nedeniyle ekim alanını küçültmesi, verim ve üretim üzerinde doğrudan etkiler yaratmaktadır. Bu durum, tarımsal sektörün sürdürülebilirliğini ciddi şekilde tehdit etmektedir.

Uzmanlar, tarımsal kredilerin vadesinin ve ödeme takviminin, tarımsal yapıyla uyumlu hale getirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Tarımda para her ay dönmüyor, üretici önce harcama yapıyor, ardından ürününü yetiştiriyor ve hasattan sonra gelir elde ediyor. Bu nedenle, tarımsal kredilerin vadesi ve ödeme takvimi de bu yapıya uygun olmalıdır. Tarıma özgü finansman modellerinin geliştirilmesi, tarım sektörünün sürdürülebilirliği için hayati önem taşımaktadır.