Değerli metallerin piyasasında, ABD tahvil getirilerindeki ani artışlar ve doların beklenmedik zayıflığı, karmaşık bir dinamik yaratmış durumda. Tahvil piyasalarındaki yükseliş, altın ve gümüş gibi faiz getirisi sunmayan varlıkların cazibesini azaltırken, doların bu yükselişe paralel güçlenmesi yerine zayıflaması, değerli metallerin olası kayıplarını telafi etme potansiyeli sunuyor.
Fed'in yaklaşan faiz kararı, piyasaları tedirgin etmeye devam ediyor. Tahvil getirilerindeki bu sert artış, altın ve gümüş gibi metallerin yatırımcılar için çekiciliğini azaltıyor. Ancak, dolar endeksindeki gerileme, bu olumsuz etkiyi kısmen dengeleyerek değerli metallerin daha dirençli kalmasını sağlıyor. Geçmişte benzer dönemlerdeki dolar hareketlerine kıyasla, bu ayrışma değerli metallerin performansını doğrudan etkileyen bir faktör olarak öne çıkıyor.
Ons altın fiyatı, 15 dakikalık gecikmeli Matriks Finansal Teknolojiler A.Ş. verilerine göre, 4.400 dolar seviyesini destek olarak konumlanıyor. Bu seviyenin üzerine çıkılması durumunda, 4.510,80 dolar direnci test edilebilirken, fiyatın 4.200 dolar seviyesine gerilemesi durumunda ise düşüşün devam etme ihtimali değerlendiriliyor. Teknik analizler, altın için 4.400 doların önemli bir destek seviyesi olduğunu gösteriyor.
Gümüş ise 63,29 dolar seviyesinde dikkat çekiyor. Bu seviyenin kırılması durumunda, 61 ve 57 dolar seviyeleri takip edilebilir. Ancak, fiyatın bu desteği koruyabilmesi halinde, 67,50 dolara doğru bir toparlanma beklentisi oluşuyor. Her iki metalde de teknik göstergeler, piyasadaki alıcı ve satıcı güç dengesizliğinin henüz belirginleşmediğini gösteriyor, bu da seviyelerin aşılıp aşılmaması konusunda belirsizlik yaratıyor. Yatırımcılar, Fed'in kararına ve doların gelecekteki performansına dikkat etmeli, teknik analizleri ve piyasa verilerini birlikte değerlendirerek stratejilerini belirlemelidir.