Silivri Cezaevi’ndeki son dönem soruşturmaların merkez üssü haline gelen Kaşif Kozinoğlu vakası, dün farklı bir yöne kaydı. ‘Kurtlar Vadisi’nin perde arkasında, dizinin yaratıcı ekibinin, yıllar içinde ortaya atılan iddialarla ilgili çarpıcı açıklamaları yapması, adeta bir bulmaca çözümü gibi gelişmeleri tetikledi. Raci Şaşmaz’ın verdiği ifadeler, soruşturmanın karmaşıklığını daha da artırırken, uzun süren sessizliğin ardından yeni ipuçları sunuyor.

Soruşturma kapsamında, ‘Kurtlar Vadisi’nin senaristleri olan Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan, ‘bilgi sahibi’ sıfatıyla mahkeme huzuruna çıktı. Şaşmaz’ın ifadesi, dizinin popülaritesini gölgelemek amacıyla ortaya atılan iddiaların ardındaki gerçekleri gün yüzüne çıkarmaya yönelik bir çabanın parçası olarak değerlendiriliyor. Gazeteci Yiğit Uzun’un haberine göre, Şaşmaz, dizinin, Türk televizyon tarihinin en etkili yapımlarından biri olduğunu kabul ederken, bu başarının zedelenmesine yönelik yapılan hassas operasyonları da göz önünde bulundurdu. Şaşmaz, şiddet temalı dizinin, aileleri ekran karşısından uzaklaştırması ve yapımın itibarını zedeleyerek, ‘birilerinden bilgi ve belge alıyorlar’ iddiasının, dizinin popülaritesini karartmak amacıyla ortaya atıldığını savundu.

Ekip, yasal veya yasa dışı herhangi bir örgütle bağlantıları olmadığını, ‘Kurtlar Vadisi’nin’ temel çalışma prensibinin, toplumdaki olayları takip ederek, açık kaynaklardan elde edilen bilgileri dramatik bir şekilde izleyicilere sunmak olduğunu vurguladı. ‘Kaşifoğlu’ karakteriyle ilgili iddialara karşı ise, senaryo ekibinin tamamen kurgu bir karakter oluşturduğunu, karakterin ölümünün de hikayenin sonunu getirdiğini, bunun da Kaşif Kozinoğlu’nun gerçek hayatındaki ölümle herhangi bir ilgisi olmadığını açıkladı. Savcıların, ölümün araştırılması konusunda yetkili olduğunu belirtirken, bir kişinin ölümünü önceden bilmesinin mümkün olmadığını da vurguladı. Eski emniyet müdürü Ali Fuat Yılmazer’in senaryoya müdahale ettiği iddiaları ise kesin bir dille reddedildi. Yılmazer’i tanımadığını ve onunla herhangi bir bağlantısının olmadığını ifade etti.

Dizideki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve ailesine atılan iddialar ise dikkat çekti. Şaşmaz, mezarlık sahnelerindeki bir mezar taşı üzerinden mesaj verilmiş olabileceği yönündeki iddialara karşı, bu tür bir mesajın kendi değerleriyle çeliştiğini ve bilinçli olarak yapılmadığını savundu. Mezarlık sahnelerindeki mezar taşlarının, senaristin kontrolünde olmadığını, çoğunlukla kullanılan soyadlarından biriyle hazırlanmış dekoratif bir obje olduğunu, dönem şartlarında kiralık araçların kullanıldığını ve araç plakalarının değiştirilmesinin yaygın olmadığını ekledi. Uzun yıllar geçmiş olması nedeniyle, söz konusu mezar taşını hatırlayamadığını, o dönemde mezarlıklarda çekimler yapıldığında gerçek mezar taşlarının kapatılması gibi bir uygulama bulunmadığını ifade etti. Görüntüdeki mezar taşının ya gerçek olabileceği ya da sanat ekibi tarafından hazırlanmış bir dekoratif obje olabileceği ihtimalini de gündeme getirdi.