Suriye'deki karmaşık siyasi ve sosyal manzaranın yeniden şekillenme sürecine dair önemli değerlendirmeler Dışişleri Bakanı Hakan Fidan tarafından yapıldı. Şam'da düzenlenen bir basın toplantısında konuşan Fidan, Suriye'nin geleceği ve bölgesel istikrarı için kritik öneme sahip bazı hususlara dikkat çekti.

Bakan Fidan, Suriye ve Türkiye arasındaki son dönemdeki yakınlaşmayı, Beşşar Esed rejiminin değişen coğrafi konumunun getirdiği fırsatlara işaret ederek özetledi. Eski rejimin yol açtığı izolasyon ve baskıların artık geride kaldığını, Suriye'nin şimdi bölgesel ve uluslararası arenada daha aktif bir rol oynamaya başladığını vurguladı. Bu dönüşümün, Türkiye ile Suriye arasındaki ilişkilerin de güçlenmesine zemin hazırladığını belirterek, iki ülke arasında oluşturulan ortak planlama grubunun, konuların hızlı ve etkin bir şekilde ilerletilmesinde kritik bir rol oynadığını ifade etti.

Fidan, Suriye'nin uluslararası toplumla işbirliğini artırma çabasını ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara'nın ortak projeler geliştirmesi konusundaki taahhütlerini de vurguladı. Özellikle, Suriye'deki silahlı grupların bir merkezî devlet yapısı altında toplanmasının, ülkenin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve toplumsal uyumunun güçlenmesi açısından hayati önem taşıdığını açıkladı. Bu kapsamda, sadece Suriye Demokratik Güçleri (SDG) değil, savaş döneminden kalma tüm silahlı grupların da milli orduya entegre edilmesi sürecinin destekleneceğini belirterek, bunun hem ülkenin istikrarına katkı sağlayacağını hem de ekonomik kalkınma için yatırım yapılmasına olanak tanıyacağını ifade etti.

Fidan, Suriye'de eşit vatandaşlık ilkesiyle yaşayan tüm grupların özgürce ifade haklarını kullanabilmesi ve güvenli bir ortamda yaşayabilmesi gerektiğini de altını çizdi. Kürt vatandaşların entegrasyon sürecinde daha fazla güven ve refah hissetmeleri hedefleniyordu. Ayrıca, ABD'nin Suriye'yi terörizme sponsor ülkeler listesinden çıkarma kararı gibi gelişmeleri de olumlu karşılıyordu. Bu durum, Suriye'nin dünya ekonomisiyle yeniden bütünleşmesi için önemli bir engel kaldırmış, yatırımcıların ilgisini çekerek ekonomik kalkınmaya katkı sağlayacaktı. Ulaşılan bu ilerlemeler, Suriye'nin geleceğinin parlak ve istikrarlı olacağına dair umutları artırıyordu.