Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu’nun (TKDF) Ev İçi Şiddet Acil Yardım Hattı, Ağustos ayında yaşanan olaylar hakkında önemli bir veri seti sunuyor. 1-31 Ağustos 2026 tarihleri arasında 195 farklı çağrı alındı ve bu başvuruların ardından 48 yeni şiddet vakası tespit edildi. Bu vakaların 33’ü doğrudan ev içi şiddet olarak, 22’si ise evlilik bağı içerisinde yaşanan şiddet eylemleriyle kayıtlara geçti. Aynı zamanda 15 kişi, güvenli bir yaşam alanı arayışında sığınma evi talebinde bulundu, bu da toplumsal bir gerilimin işaretidir.

Rapor, Ağustos ayında şiddet ihbarlarının yarattığı tabloyu net bir şekilde ortaya koyuyor: Kadınların %96.6’sı şiddete maruz kalırken, kız çocukları %3.4’lük bir oranda bu acımasızlığın etkilerini yaşıyor. Şiddet gören kadınların yaş aralığı 13 ile 46 arasında değişiklik gösteriyor, ancak ortalama yaş 29 olarak belirlenmiş. Psikolojik şiddet, bu listede %50.77 ile baskın bir rol oynarken, fiziksel, sosyal, cinsel ve ekonomik şiddet türleri de önemli bir tehdit oluşturuyor. Bu veriler, kadına yönelik şiddetin çok boyutlu ve karmaşık bir sorun olduğunu bir kez daha vurguluyor.

TKDF Başkanı Canan Güllü, bu raporu ‘buzdağının görünen çok küçük bir kısmı’ olarak tanımlayarak, sistemdeki eksikliklere dikkat çekiyor. Güllü’ye göre, sadece ihbar sayılarındaki artış değil, aynı zamanda bu ihbarların yeterince değerlendirilmemesi ve çözüm süreçlerinin aksaması da büyük bir sorun teşkil ediyor. Mevcut yasal düzenlemelerin zamanında ve etkili bir şekilde uygulanmaması, şiddet mağdurlarının yardım taleplerini karşılama konusunda ciddi bir engel oluşturuyor. Ayrıca, kurumlar arasında koordinasyon eksikliği ve veri paylaşımında yaşanan sıkıntılar, sorunun boyutunu daha da karmaşık hale getiriyor.