Türkiye’de dijital ortamda ifade özgürlüğüne erişim hakları, son dönemde dikkat çeken bir gelişmeyle yeniden gündeme geldi. İstanbul 7. Sulh Ceza Hâkimliği’nin aldığı kararla, KaosGL Derneği’nin internet platformları ve çeşitli LGBTİ+ örgütlerine ait sosyal medya hesapları, erişime kapılarını kapattı. Bu karar, sivil toplumun faaliyetlerini ve savunuculuk çalışmalarını olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor.

Kararın merkez üssü, ‘kaosgldernegi.org’ ve ‘velvele.net’ alanlarına sahip KaosGL ve Velvele’nin internet siteleri oldu. Ancak, bu durum sadece bu iki platformla sınırlı kalmadı. Avukat Levent Pişkin, oyuncu Seyhan Arman, tiyatro oyuncusu Zeynep Esmeray Özadikti, gazeteci Yıldız Tar ve genç aktivist Enes Hocaoğulları gibi isimlerin sosyal medya hesapları da erişim engeli kararıyla etkilenerek Türkiye’den uzaklaştırıldı. Bu durum, LGBTİ+ hakları savunucuları ve sivil toplum kuruluşları için ciddi bir tehdit oluşturuyor.

Karar kapsamında, Boğaziçi Üniversitesi LGBTİA+ Çalışmaları Kulübü, Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği, Özgür Renkler Derneği, Queer Adana, Bilkent Üniversitesi LGBTİQA+ öğrenci topluluğu, İnter Dayanışma, Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği, İzmir LGBTİ+ Onur Haftası ve LİSTAG Derneği gibi birçok kuruluş ve kulüp de sosyal medya hesaplarından engellendi. Ayrıca, SPoD, Pembe Hayat Derneği, 17 Mayıs Derneği, Hacettepe Kuir Araştırmaları, HEVİ LGBTİ+ Derneği, Bilkent Üniversitesi Resmî LGBTİQA+ Öğrenci Topluluğu ve İÜ Radar gibi platformlara da erişim engeli getirildi. Bu engellere, toplamda 14 X hesabı ve 11 Instagram hesabı dahil.

EşitledWeb projesi tarafından yapılan açıklamada, bu tür kısıtlamaların ifade özgürlüğünü ciddi şekilde zedelediği ve sivil toplumun faaliyetlerini olumsuz etkileyebileceği vurgulandı. Erişim engeli kararlarının, hukuki süreçlerin ve ifade özgürlüğü hakkının korunması konusunda daha geniş bir tartışma başlatılması gerektiğini belirtildi. Bu durum, dijital haklar ve ifade özgürlüğü konusunda kamuoyunun dikkatini yeniden çekerek, benzer uygulamaların önüne geçilmesi için daha güçlü önlemler alınması gerektiği yönünde bir çağrı niteliği taşıyor.