Türkiye’nin kültürel zenginliklerini ve sosyal sorumluluk anlayışını global arenada öne çıkarmak amacıyla gerçekleştirilen ‘İyilik Var: Türkiye Gönüllülük Programı’ lansmanında önemli bir konuşma yapan Necmeddin Bilal Erdoğan, iyilik ve güzellik temasının ön plana çıkarılmasının önemine dikkat çekti. Bu etkinlik, sadece bir programın başlangıcı değil, aynı zamanda Türkiye’nin değerlerini dünyaya duyurma misyonunun ilk adımı olarak konumlandırıldı.

Erdoğan, sosyal medyanın ve internet ortamının hızla yaygınlaşmasıyla birlikte, özellikle olumsuz haberlerin yayılma potansiyelinin arttığını vurgulayarak, bu konuda tedbirli bir yaklaşımın gerekliliğine işaret etti. “Kendime göre önerim, bazı haberlerin ‘kötülük haberleri’ diyelim bunlara, sansürlü ve belli saatten sonra yayınlanması lazım. Günün herhangi bir saatinde kötülük haberinin insanların karşısına çıkamaması, buna izin verilmemesi lazım,” diyerek, kamuoyunun daha bilinçli ve sağlıklı bir şekilde bilgilendirilmesi için gerekli önlemlerin alınmasının önemini vurguladı. Bu yaklaşım, özellikle çocuklar ve gençler için güvenli bir dijital ortamın sağlanmasına katkı sağlayacaktır.

Konuşmasında Türkiye’nin eğitimde yaptığı çalışmalarla da öne çıktı. TÜRGEV ve YETEV gibi vakıfların, çocuklara yönelik eğitimde farklı yaklaşımlar geliştirmesi, burs imkanları sunması ve Türk müziği gibi kültürel değerleri erken yaşta öğretmesi, bu alandaki çabaların ne kadar değerli olduğunu gösterdi. Erdoğan, YETEV’de çocukların iyi bir eğitim alması için gösterdiği çabaları, başarılı öğrencilere sunulan burs imkanlarını ve Türk müziği İlkokulu’nda çocukların Türk musikisiyle tanışmasını arzumladığını belirterek, bu çalışmaların geleceğe yönelik önemli bir yatırım olduğunu ifade etti. Ayrıca, akademik hayatlarını ilerletmek isteyen akademisyenlere yönelik İlim Yayma Ödülleri’nin de bu çabaların bir parçası olduğunu vurguladı.

Son olarak, Erdoğan, iyilik ve güzelliğin sürekli olarak kamuoyunda desteklenmesi gerektiğini, özellikle kötü haberlerin yoğun olduğu bir dönemde iyiliğin de reklamının yapılması gerektiğini ifade etti. Türkiye Gönüllü Teşekküller Vakfı (TGTV) Başkanı olarak, vakıf ve derneklerin kurumsallaşma ve profesyonelleşme çabalarını destekleme konusundaki yaklaşımını paylaştı. “Eğitim, çalışma hayatında edindiğim tecrübeyle ‘Türkiye’deki vakıf ve derneklerimizin profesyonelliğini, kurumsallığını nasıl geliştirebiliriz?’ diye çalışmalar yaptım,” diyerek, Türkiye’nin bu alandaki potansiyelini ve sorumluluğunu vurguladı. Medyanın, olumlu haberlerin daha hızlı yayılmasını sağlamada kritik bir rol oynadığını belirterek, Türkiye’nin bu konuda öncü ülke olmasının gerekliliğini altını çizdi.