İçişleri Bakanı Mustafa Çiftçi, 12 Eylül 1980 dönemini, Türkiye’nin demokrasinin yeniden inşa sürecindeki en büyük zorluklarından biri olarak değerlendirdi. Bakan Çiftçi’nin sosyal medya paylaşımları, dönemin yarattığı derin travmayı ve milletin özgürlüklerine yönelik gaspı bir kez daha göz önüne serdi. Bu tarihi olay, sadece bir askeri müdahale değil, aynı zamanda Türkiye’nin geleceği için önemli bir dönüm noktası olarak kabul edildi.

Çiftçi, 12 Eylül darbesinin, seçme ve seçilme hakkının askıya alınması, siyasi partilerin faaliyetlerinin engellenmesi ve muhaliflerin sürgüne gönderilmesi gibi uygulamalarıyla, milletin iradesine yönelik ciddi bir tehdit oluşturduğunu vurguladı. Darbecilerin, cezaevlerinde yaşanan insanlık dışı muameleler, yargılamaların siyasi motivasyonlarla yapılması ve infazlar gibi uygulamalarıyla, toplumun vicdanında derin bir iz bıraktığını ifade etti. Bu tür eylemler, Türkiye’nin demokratikleşme sürecinde önemli bir engel teşkil etmiştir.

Bakan Çiftçi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğindeki hükümetin, geçmişte yaşanan vesayet girişimlerine karşı gösterdiği kararlı duruşu ve millet iradesini koruma konusundaki azmini, bir zafer olarak gördüğünü belirtti. 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi gibi, geçmişte benzer girişimlerle karşı karşıya kalan Türkiye’nin, darbeci zihniyetin etkisiz kaldığını ve darbeler döneminin kapanmış olduğunu bir kez daha kanıtlamış olmuştur. Bu durum, Türkiye’nin güvenli ve istikrarlı bir geleceğe doğru yol almasının temelini oluşturmaktadır.

Son olarak, Çiftçi, millî iradeyi hedef alan tüm darbe girişimlerini ve vesayet heveslerini şiddetle kınadı. ‘Millet iradesini hedef alan hiçbir güç, hangi yollara girerse girsin, Türkiye’nin geleceğini şekillendiremeyecektir’ sözleriyle, Türkiye’nin geleceğinin yalnızca milletin kararlarına göre belirleneceğini vurguladı. Bu mesaj, Türkiye’nin demokratik değerlere bağlılığını ve geleceğe yönelik güvenini bir kez daha pekiştirmektedir.