İstanbul'un yargı camiasında yaşananlar, dikkatli bir şekilde takip edilen Metin Özçelik vakasıyla yeniden gündeme geldi. Hakim Özçelik, geçmişte çeşitli soruşturmalara dahil olmuş olan ve ‘kumpas’ olarak adlandırılan olaylarla bağlantılı tutuklu bulunan emniyet ve medya mensuplarının avukatlarının tahliye taleplerini değerlendirirken, yargı yetkisi dışında kalan kararlarla dikkat çekmişti. Bu durum, hukukçu çevrelerinde ve kamuoyunda ‘Kamikaze Hâkim’ olarak adlandırılan Özçelik’in eylemleri hakkında ciddi sorular sormasına neden olmuştu.
Sulh Ceza Hakimliği görevini yürütürken, tahliye kararları verme yetkisi bulunmamasına rağmen, Özçelik’in bu taleplere olumlu yanıt vermesi ve tahliye dosyalarını İstanbul 32. Asliye Ceza Mahkemesi’ne yönlendirmesi, tutuklu sanıkların serbest bırakılmasına zemin hazırlamış ve yargı süreçlerinde usulsüzlük iddialarının ortaya çıkmasına yol açmıştı. Bu durum, yargı bağımsızlığı ve yargı erklerinin ayrılması ilkesine yönelik endişeleri artırmıştı.
Ancak, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) tarafından başlatılan disiplin soruşturması sonucunda, Özçelik’in FETÖ ile irtibatı ve görevini kötüye kullanma suçundan hapis cezası alması nedeniyle meslekten çıkarılmasına karar verilmişti. Ancak, Danıştay 5. Dairesi, bu kararı iptal ederek, hakimlik görevini yürütürken yanılma ihtimalinin de söz konusu olabileceğini ve yargısal takdir yetkisinin sınırlarını aşmanın mümkün olmadığını vurgulamıştı. İptal kararı, Özçelik’in eylemlerinin kanıtlanmadığını ve bu haliyle meslekten çıkarma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin hukuka uygunluk bulunmadığını belirtiyordu.
Bu gelişme, HSK’nın da itiraz edeceği ve benzer davalarda daha önce de yaşanan skandal kararların yeniden tartışılmasına yol açacak. Danıştay 5. Dairesi’nin, FETÖ ile irtibatlı olduğu gerekçesiyle meslekten ihraç edilen 450 hakim ve savcının mesleğe dönmesini ve tazminat ödenmesini kararla birlikte, yargı sistemine yönelik önemli bir tartışma başlatmıştı. Metin Özçelik vakası, yargı bağımsızlığının korunması ve yargı erklerinin etkinliğinin sağlanması açısından dikkatli bir şekilde takip edilmesi gereken bir olay olarak değerlendiriliyor.