Türkiye ekonomisinin lokomotiflerinden biri olan paslanmaz çelik sektörü, son dönemde karşılaştığı zorlu koşullar nedeniyle ciddi bir alarm sinyali veriyor. Sektör temsilcileri, bankaların kredi verme konusunda sergiledikleri kısıtlayıcı politikaların, hem sanayicilerin faaliyetlerini sürdürme kapasitesini hem de genel ekonomik aktiviteyi olumsuz etkilediğini vurguluyor. Özellikle maliyetli finansman seçenekleri ve erişim zorluğu, sektördeki yatırım kararlarını ve üretim hedeflerini ciddi şekilde riske sokuyor.

Nikel Paslanmaz Yönetim Kurulu Üyesi Kemal Yalgın’ın dikkat çektiği gibi, bankaların kredi verme yeteneklerinin azalması, sanayicilerin finansmana ulaşımını neredeyse imkansız hale getiriyor. Yüksek maliyetli krediler ve bu finansmana erişimin zorluğu, özellikle küçük ve orta ölçekli firmalar için ciddi bir yük oluşturuyor. Yalgın, sektörde işçilik maliyetlerinde yaşanan yüzde 40’lık artışın da bu durumu daha da kritik hale getirdiğini belirterek, “Güvenilir sanayici de artık bu parayı bu maliyetlerle kullanmak istemiyor” açıklamasında bulundu. Bu durum, sektörün büyüme potansiyelini olumsuz etkileyerek, rekabet gücünü de zedeleyebiliyor.

Sektördeki tedarik zinciri sorunları da bir diğer önemli etken. Orta Doğu’daki savaşın etkisiyle yaşanan navlun artışları ve hammadde fiyatlarındaki yükselişler, üreticilerin maliyetlerini artırıyor. Nikel madenine getirilen kotalar da bu durumu daha da karmaşık hale getiriyor. Ancak, sektör temsilcileri, lojistik ve tedarik zincirinde yaşanan sıkıntılara rağmen, sektörün faaliyet gösterdiği alanlarda yavaşlamalar olduğunu belirtiyor. Bu durum, sektörün gelecekteki büyüme hedeflerine ulaşmasını zorlaştırıyor.

Sektör temsilcileri, bankaların işletmelere yönelik desteklerini artırmalarını ve üretimin devamlılığı için gerekli hassasiyeti göstermelerini talep ediyor. Gaziantep Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Tuncay Yıldırım, bankaların, işletmelerin krediye erişimindeki sorunların, üretim ve istihdam açısından ciddi riskler doğurduğunu vurgulayarak, bankalara işletmelere destek çağrısında bulundu. Yıldırım, “Üyelerimiz krediyi yatırıma, üretime, istihdama dönüştürüyor. Finansmana erişimdeki her tıkanıklık yalnızca bir işletmenin değil, çalışanların, ailelerin, tedarikçilerin ve ekonominin sorunu haline gelir” dedi. Bu çağrılar, sektörün yeniden canlanması için kritik bir dönüm noktası olabilir.