Türkiye’nin en çok tartışılan davalarından biri olan Gülistan Doku cinayeti, son gelişen bulgularla yeniden alevleniyor. Gazeteci Barış Terkoğlu’nun özel bilgilendirmesiyle ortaya çıkan bilgiler, sanığın suçunu kanıtlamak için son derece güçlü bir delil sunuyor. Eski bir valinin oğluna ait bir otomobilin, cinayetin gerçekleştiği mekân olduğu iddia edilmesi, soruşturmanın akışını tamamen değiştiriyor. Bu iddia, sadece bir şüphe senaryosunu değil, aynı zamanda suçun nasıl işlendiğine dair somut bir tablo çiziyor.

Araştırmacılar, otomobilin son yıllarda İstanbul’da yapılan bir arama sonucunda bulunması ve ardından plakasının değişmemesi gibi olayları dikkatli bir şekilde inceleyerek, cinayetin planlı bir şekilde işlendiğini düşünüyor. Otomobilin detaylı bir şekilde incelenmesi ve içindeki doku örneklerinin aile bireylerinin DNA’larıyla karşılaştırılması, adli süreçte kritik bir rol oynuyor. Uzmanların, “baş bölgesi yaralanmalarında kanın temizlenmesi imkansızdır” şeklinde yorum yapması, delillerin kesinliğini pekiştiriyor ve sanığın suçunu ispatlamanın önünü açıyor.

Soruşturmanın farklı boyutları da ortaya çıkıyor. Tanık ifadeleri, göl teorisini çürüterek, cinayetin karada işlendiğini gösteriyor. Bir Jandarma Arama Kurtarma ekibinin, baraja atılan şişe kapağının su yüzeyine çıkmasıyla zeminde balçık bulunmadığını tespit etmesi, olay yerinin manipüle edildiğini düşündürüyor. Vali’nin gölet ısrarı ise, bu manipülasyonun bir parçası olarak değerlendiriliyor. Bu durum, davada adaletin yerini bulma sürecini daha da hızlandırıyor.

Otomobilin, DNA izleri bulunması halinde kesin bir delil oluşturması, Gülistan Doku’nun cinayetinin çözülmesinde devrim yaratacak. Araç, adli emanete alınarak, uzmanlar tarafından detaylı incelemeye devam ediliyor. Delillerin toplanması ve analiz edilmesi, yargılama sürecinde sanığın suçlu bulunmasına zemin hazırlayacak ve uzun yıllardır bekleyen aileye adaletin tecelli etmesini sağlayacaktır.”}

--> 2024-05-03 14:35:35, 1.0, 0.0,