Demokratik Kongo Cumhuriyeti'nin sınırları içindeki Ntoyo köyünde, bir cenaze töreninin dönüşüp, dünyanın dört bir yanından tepkiyle karşılaştığı bir trajedya yaşandı. Sivil kıyafetlerini kullanarak, kalabalığın arasına karışan IŞİD'li teröristler, aniden harekete geçerek, kalabalığın içinde bulunan insanları hedef alarak acımasız bir katliam gerçekleştirdi. Balta ve palalarla yapılan bu saldırıda, kısa sürede 60 sivil hayatını kaybetti. Bu olay, bölgedeki güvenlik durumunun ciddiyetini ve insan hakları ihlallerinin ne kadar yaygın olduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Görgü tanıklarının ifadelerine göre, teröristler sadece sivilleri değil, kadın ve çocukları da hedef aldı. Bir tanık, kız kardeşinin baltayla öldürüldüğünü anlatırken, diğer bir tanık ise dört kızının zorla kaçırıldığını gördüğünü ifade etti. Bu korkunç manzara, sadece hayatını kaybedenlerin acısını değil, bölgedeki sivil halkın güvenliğinin ne kadar tehlikeli olduğunu da ortaya koydu. Olay, saniyeler içinde gerçekleşen bir dehşet dalgası olarak, bölge halkının hafızasına kazınacak bir travma olarak kaldı.

Saldırının ardından, Uluslararası Af Örgütü (AÖ) tarafından hazırlanan detaylı bir rapor, olayların boyutunu ve insanlık dışı vahşetini gözler önüne serdi. Rapor, aynı zamanda, olayın arkasındaki nedenleri ve IŞİD'in bölgedeki faaliyetlerini de inceledi. Olayın kökleri, 1990'lı yıllarda Uganda topraklarında ortaya çıkan ve hükümete karşı çıkan Müslüman militan gruplarıyla başladı. Hükümetin baskıları ve ardından yaşanan çatışmalar sonucunda kaçan militanlar, Kongo topraklarına sızarak, daha sonra İslam Devleti'ne biat ederek terör eylemlerine başladılar. Bu durum, bölgede uzun süredir devam eden bir güvenlik sorununa yol açtı.

Kasım 2025'te yaşanan ve bir sağlık merkezinin hedef alınmasıyla sonuçlanan saldırı, bölgedeki insani krizi daha da derinleştirdi. 17 sivil hayatını kaybetti, hastane odaları ateşe verilerek birçok kişi içeride mahsur kaldı. Saldırganlar, sivillere karşı acımasızca ateş açarak, birçok kişinin yaralanmasına neden oldu. Olaydan sağ kurtulanlar, yaşanan dehşeti ve insanlığın sınırlarını zorlayan bu vahşeti tarif etmeye çalışırken, terör örgütünün bölgedeki faaliyetlerinin ne kadar yaygın ve acımasız olduğunu bir kez daha ortaya koydular. Agnès Callamard, Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri, Doğu Kongo'daki sivillerin bu militanların elinde yaşadığı vahşeti kınarken, Rawya Rageh, grubun bölgedeki faaliyetlerinin yıllardır devam ettiğini vurguladı. Bu trajik olay, uluslararası toplumun Kongo'daki insani krizi çözmek için daha fazla çaba göstermesi gerektiğini bir kez daha hatırlatıyor.”}