Beyaz Saray, uluslararası arenada dikkatleri üzerine çeken bir gelişmeyi duyurdu: ABD-İran arasındaki geçici ateşkes anlaşması müzakerelerine, Başkan Yardımcısı JD Vance önderliğinde önemli bir temsilci grubu katılacak. Bu önemli adım, İslamabad’da 11 Nisan Cumartesi günü başlayacak olan görüşmelerin seyrini belirleyebilir.
Sözcü Karoline Leavitt’in açıklamasına göre, müzakerelere Başkan Yardımcısı Vance’ın yanı sıra, Başkan Donald Trump’ın Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Trump’ın damadı Jared Kushner’in de öncülük edeceği bir heyet katılacak. Bu, Biden yönetimi tarafından İran ile müzakerelerde somut adımlar atmak için seçilen güçlü bir kadro olarak değerlendiriliyor.
Leavitt, ateşkes sürecinin karmaşıklığını ve İran’ın ilk tekliflerinin kabul edilemez olduğunu vurgulayarak, rejimin daha sonra daha pragmatik bir yaklaşım sergilediğini ve bu durumun Başkan Vance’in müzakereleri sürdürmesine zemin hazırladığını aktardı. Özellikle, “10 maddelik plan”ın Trump yönetimi tarafından reddedilmesi ve daha sonra yeniden şekillendirilen 15 maddelik önerinin müzakere için uygun bir temel oluşturması, sürecin kırılganlığını ve hassasiyetini gözler önüne seriyor.
Müzakerelerin odak noktası olan Hürmüz Boğazı’nın açık kalması konusundaki hassasiyet, Leavitt tarafından özellikle vurgulandı. Boğaz’ın herhangi bir kısıtlama olmaksızın açık kalması şartıyla, görüşmeler önümüzdeki iki hafta boyunca kapalı kapılar ardında yürütülecek. Ayrıca, İsrail’in Lübnan’a yönelik operasyonları ve İran’ın bu durumdan etkilenerek Hürmüz Boğazı’nı geçici olarak kapattığına dair haberler, Beyaz Saray tarafından temkinli bir şekilde değerlendiriliyor. Başkan Vance’in bu konudaki açık tepkisi, Boğaz’ın derhal açılmasının önceliği olduğunu bir kez daha ortaya koyuyor. Müzakerelerin başarılı olup olmayacağı, Lübnan’ın bu süreçteki rolüne ve genel olarak bölgesel istikrarın sağlanmasına bağlı olarak şekillenecek.