Bilim dünyasının uzun yıllardır çözmekte olduğu, 90 yıldır matematikçilerin peşinde olduğu Navier-Stokes Milenyum Problemi'ne yapay zekâ yardımıyla çözüm bulunması, sadece bir bilimsel başarıyı değil, aynı zamanda fikri mülkiyet hakları ve işbirliği süreçleri üzerine derin tartışmaları da beraberinde getirdi. OpenAI, bu karmaşık problemi çözmek için son teknoloji yapay zekâ modellerini bir araya getirerek, matematiksel araştırmalara yeni bir boyut kazandırmış durumda.

Şirket, henüz kamuoyu ile paylaşılmayan en gelişmiş yapay zekâ modelinden yararlanarak, 1 Eylül'de başlayan çalışma sonucunda Milenyum Problemi'nin çözümüne ulaştığını duyurdu. Bu süreçte, yaklaşık 10 bin yapay zekâ ajanı eş zamanlı olarak görevlendirildi ve sistem, 2,7 milyon mesaj üreterek 130 milyar tokenlık bir veri kümesi oluşturdu. 88 saatlik yoğun hesaplama süreci sonunda, matematiksel kanıt Lean sisteminde doğrulanarak, akışkan hareketlerin belirli koşullarda tekilliğe ulaşabileceği hipotezi desteklendi. Bu bulgu, Clay Matematik Enstitüsü tarafından tanımlanan çözüm yollarından ikisini de içeriyordu.

Ancak, bu başarı hikayesi, Levent Alpöge'nin iddialarıyla birlikte karmaşık bir tablo ortaya çıkarıyor. Türk-Amerikalı matematikçi, Anthropic çalışanı olması nedeniyle, OpenAI'nin ortak çalışmada adının yer almaması ihtimalinin gündeme gelmesi üzerine dikkat çekici bir açıklama yaptı. Aynı zamanda, New York Üniversitesi profesörü Tristan Buckmaster ile birlikte yaklaşık bir yıldır benzer bir araştırma hattı üzerinde çalıştıklarını, çalışmalarının herhangi bir şirket projesi olmadığını belirtti. İki araştırmacı, 15 Ağustos'ta, düzgün dış kuvvet altında Boussinesq ve üç boyutlu Euler denklemlerinde sonlu zamanda tekillik oluşturmayı başarmışlardı. Bu durum, yapay zekânın matematiksel problemlerin çözümünde potansiyelini gösterirken, aynı zamanda fikri mülkiyet haklarının ve işbirliği modellerinin geleceği hakkında da soruları beraberinde getiriyor.

OpenAI ile araştırmacılar arasındaki 6 Eylül'deki görüşmeler, tartışmayı daha da alevlendirmiş durumda. OpenAI, kendi yapay zekâ modelinin zorlanmış Navier-Stokes probleminde tam bir kanıt ürettiğini belirtirken, Alpöge’nin adının ortak çalışmalardan çıkarılma ihtimali, bilimsel işbirliğinin ve fikri mülkiyet haklarının nasıl dengeleneceği sorusunu gündeme getiriyor. Bu durum, yapay zekânın matematiksel araştırmalara sunduğu fırsatları değerlendirirken, aynı zamanda etik ve hukuki boyutları da göz önünde bulundurmayı gerektiriyor.